Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Körler Nasıl Bilgisayar Kullanır: Bilgisayardaki Tur Rehberimiz

Yazar: Engin Albayrak

Toplam okunma: 990

mealbayrak@gmail.com

17. sayı, Temmuz 2015

 

Görme engeli olmayanlar, bilgisayarı genellikle ekrandan ibaretmiş gibi algılıyorlar.

Görme engellileri yakından tanımayan bir görene “Sizce körler bilgisayar kullanabilir mi?” diye sorduğunuzda alacağınız ilk yanıt büyük olasılıkla, “Nasıl kullansınlar, ekranı göremezler ki!...” şeklinde olacaktır.

Sahi, biz körler nasıl kullanıyoruz bilgisayarı? Ekran okuyucu yardımıyla. Pekiyi, nedir bu ekran okuyucu?

Bu sayıda biraz bu konuyu yazmak, merak eden görenler için konuya açıklık getirmek istiyorum.

Körlerin gören bir rehber yardımıyla bir caddede nasıl ilerlediğini yakından izlediniz mi?

Kör, rehberinin sağ ya da sol dirseğini eliyle düzgün bir biçimde kavrayarak yarım adım gerisinden yürür. Böylece yürüyüş sırasında rehberin kendisine vereceği işaretleri ve beden hareketlerini yakından izleyerek, yoldaki çeşitli engellerden zamanında haberdar olur. Tabii, rehber bu engelleri, zemin değişikliklerini, giriş ve çıkışları vb. durumları konuşarak da anlatır.

Eğer rehber bu işi iyi yapan biriyse, yürürken önünden geçmekte oldukları mekânlar, sokak tabelaları, yürüyüş sırasında çevrede olup biten olaylar, rastladıkları ilginç durumlar hakkında da körü bilgilendirebilir.

Körlerin bilgisayar kullanabilmeleri için de böyle bir rehberin yardımı gereklidir. İşte o rehber ekran okuyucu programlardır. Ekran okuyucular, kör kullanıcıların klavye, fare ya da dokunmatik imleç yardımıyla geldikleri noktayı onlara tanımlayarak, istedikleri nesneyi etkinleştirmelerini sağlar.

Bu tümceden anlaşıldığı gibi, örneğin, başlat düğmesinin üzerine gelindiğinde, ekran okuyucu yalnızca “başlat” yazısını okumakla kalmaz, o nesnenin bir düğme olduğunu da bildirir. Dahası, kullanıcı istiyorsa, düğmeyi etkinleştirmek için ne yapılması gerektiğini de bildirebilir. Aslında, tüm bu özellikler ve fazlası düşünüldüğünde, ekran okuyucuyu bir tur rehberine benzetmek daha doğru olabilir.

Gören bir bilgisayar kullanıcısı, bilgisayar ekranının tamamına aynı anda hâkimdir. Ekranı bir bakışta tarayarak, tıklamak istediği nesneyi belirler ve fareyi doğrudan oraya götürüp tıklamayı gerçekleştirebilir. Kör bir kullanıcı ise, yalnızca odaklandığı noktayı bilir. O noktanın biraz gerisinde, ilerisinde, altında veya üstünde ne bulunduğunu o anda bilemez. Klavyedeki çeşitli dolaşım tuşları yardımıyla bulunduğu bölgenin tamamını keşfetmesi gerekir. Ekran okuyucular, bu keşfi kolaylaştıran çeşitli ek kısayol tuşları ve inceleme araçları da sunar.

Şimdi de, yukarıda sözünü ettiğimiz rehber kişinin, rehberlik ettiği kör ile aynı dili konuşamadığını varsayalım.

Bu durumda rehberimiz, kör ile yürürken karşılaştıkları engelleri köre tanımlayabilmek için ya beden hareketlerini daha yoğun biçimde kullanmak zorunda kalacak ya da yanlarında bir çevirmen bulunacak.

Ülkemizde kör kullanıcılar, kullandıkları ekran okuyucularda bu sorunu yaşıyor. Çünkü ekran okuyucularla birlikte Türkçe bir ses hazır olarak gelmiyor ne yazık ki.

Bu konuyu biraz daha açarsak…

Ekran okuyucu dediğimiz programların temel görevleri, ekranda olup bitenleri tanımlayan, çeşitli ipuçları ve öneriler sunan metinler hazırlamak, ekrandaki çeşitli nesneleri bulmayı ve kullanmayı kolaylaştıran araçlar sunmaktır. Ancak, hazırlanan bu metinlerin, kullanıcıya hangi yoldan ulaştırılacağı sorunu ayrı bir yazılım geliştirme sürecini gerektirdiğinden, ekran okuyucuların yapımcıları bu konularda farklı firmaların hazırladıkları veya işletim sisteminin içinde zaten bulunan uygulama ve araçlardan yararlanmayı yeğliyorlar. Ekran okuyucular, ürettikleri çıktıları genellikle Braille (kabartma yazı) ekranı, ya da tts (metinden sese) motorları üzerinden kullanıcıya ulaştırıyor. Braille ekranlar oldukça pahalı donanımlar olduğundan, ülkemizdeki körler arasında yaygın olarak kullanılmıyor. Tts motorları arasında ücretsiz olan, ya da yalnızca bir ekran okuyucu ile kullanılacak biçimde ücretsiz olarak sunulan uygulamalar olduğu gibi, satın alınarak kullanılabilen ürünler de bulunabiliyor. Yaygın olarak kullandığımız Windows işletim sistemi ile birlikte gelen bir – iki ses motoru arasında Türkçe bulunmadığından, piyasadaki ürünler arasından Türkçe ses desteği sunanları bulup edinmek ve kullanmak biz kullanıcılara kalıyor.

Aslında Windows işletim sistemi içerisinde bir ekran okuyucu da bulunuyor ancak, Narrator adlı bu uygulama körlerin en düşük gereksinimlerini bile karşılamaktan oldukça uzak olduğundan, hemen hemen hiç kullanılmıyor. Ülkemizde en yaygın kullanılan ekran okuyucular arasında Jaws for Windows, Window Eyes ve Nvda sayılabilir. Bu uygulamalardan ilk ikisi yaklaşık 1000 – 2000 tl arasında fiyatlarla satışa sunuluyor.  Nvda ise ücretsiz olarak edinilebiliyor. Türkçe desteği sunan Tts uygulamaları arasında, ülkemizde üretilen sestek tts ürünleri kullanılabilir. Fiyatı yaklaşık 400 tl. Bunun dışında, Vocalizer, Acapella ve Lofuendo firmalarının sunduğu Türkçe tts ürünleri de yaklaşık aynı fiyatlarla edinilebilir. Vocalizer firmasının, Jaws adlı ekran okuyucu ile kullanılabilen ücretsiz tts ürünleri de bulunuyor. Yine Vocalizer tarafından, nvda ile birlikte kullanılan bir tts eklentisi de düşük bir ücretle edinilebilir. Bu ücretin büyük bir kısmı, ücretsiz olarak geliştirilip dağıtılan Nvda ekran okuyucusunun desteklenmesi için kullanılıyor.

Kısaca toparlamak gerekirse ekran okuyucu programlar, körlerin bilgisayarı görenler kadar rahat kullanabilmeleri için geliştirilen yazılımlardır ve bu uygulamalar sayesinde artık körler bilgisayarla resim yapma dışında birçok işi yapabilecek olanaklara sahip. Yalnız, bu durumun bir koşulu daha var. Bilgisayarlarımızda kullanmakta olduğumuz her türlü uygulamanın, internetteki her web sayfasının, erişilebilirlik ölçütlerine uyularak hazırlanması gerekiyor. Günümüzde, yazılım ve web sitesi üretmek amacıyla kullanılan tüm sistemler bu ölçütleri karşılayacak olanakları ve araçları sunuyor. Yazılım veya web sitesi üreticilerinin tek yapmaları gereken bu konuda biraz duyarlı davranarak, çalışmaları sırasında bu olanakları değerlendirmek.

Bilgisayarlarımızdaki tur rehberlerimiz her geçen gün kendilerini daha da geliştirerek, körlerin bilgisayar kullanmalarını daha da kolay hâle getiriyorlar. Yazılım ve web sitesi üreticileri de gereken dikkat ve özeni gösterdiklerinde, körler bir gün bilgisayarda resim bile yapabilir duruma geleceklerdir. O günlerin çabuk gelmesini dileyerek yazımı sonlandırıyorum. Görüşmek üzere.

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş