Toplam Okunma 0

İmanla temizlik arasında bağlantı kurar mısınız veya bu düşünceye katılır mısınız, hiçbir fikrim yok… Ben pek katılmam; amma velakin mutfak temizliği ile böcek arasında bağlantı olduğu tezine sonuna kadar destek veririm. Eğer ki mutfağınızın böcek yetiştirme çiftliğine dönmesini istemiyorsanız bu fikre katılmanızı şiddetle tavsiye ederim. Neyse ki böcek fobim nedeniyle bu iki konu arasındaki bağı deneyimleyerek öğrenmek zorunda kalmadım. Yani kısacası evin diğer yaşam alanlarının temizliği bittikten sonra mutfak kapısından şöyle bir içeri bakıp, "Kaçalım hemen buradan!" cümlesini kurmak uzun vadede büyük bir hata olacaktır.

Mutfak temizliğine girişmeden önce ortalıkta kirli bulaşık varsa onları makineye sevk etmelisiniz. Eğer makineniz yoksa derdinize yanın; çünkü yıkamakla kalmayıp süzülmesi için kaderlerine terk etmek yerine onları kurulayıp yerine kaldırmak zorunda kalacaksınız. Çünkü yapacağınız operasyonda kullanacağınız kimyasal silahlar ortalıkta yıkanmış sivillere ya da operasyon sonrasında o sivilleri kullanacak alıklara zarar verebilecek kadar güçlü. Evet, kabul ediyorum; bulaşık makinem olsa da tezgâhta duran bulaşıklıkta yer alan yıkanmış şeyleri kuruduğunda yerine kaldırmaktansa doğrudan kullanmak benim de kolayıma geliyor; ama temizlik aşamasında, ı-ıınh!

Bulaşıklığı boşalttıktan sonra tezgâhı üstünkörü silmek iyi bir fikir olacaktır. Böylece tezgâh üzerinde kalan nesneleri fark etmiş oluyor insan. Sonrasında ocağın gaz çıkış yuvalarını söküp lavabonun içine atmak, mazgallarını uygun bir köşeye koymak mantıklı olacaktır. Mutfak temizliğinde çoğunlukla yağ sökücü ve kireç sökücü kullanılıyor ve bunlar genellikle fıs fıslı şişelerde oluyor. Yağ sökücü şişesini ele alıp doğrudan gaz çıkışlarının içine gitmeyecek şekilde sıkmalısınız. Eğer ocağınızın hemen yanında buzdolabı veya mutfak dolabının ısınmasını/kirlenmesini engelleyen bir parça varsa onun üzerine de birkaç kez sıkmanız hiç fena olmaz. Keza yemek yaparken ocağın sağına,, soluna; önüne arkasına sıçratmayı başarıyorsunuz oralara da biraz kimyasal püskürtmelisiniz.

İkinci saldırı noktanız bulaşıklığınızın bulunduğu alan ve lavabo çevresi olabilir. Yazı dizisinin hırdavat market ürünleriyle ilgili olan kısmında yazmayı unuttuğum için bu bölümde bir üründen bahsetmek istiyorum. Malum, plastik ürün dönemindeyiz ve çoğu bulaşıklık da plastikten üretiliyor. Hırdavat marketlerde eski usul metal bulaşıklıklar satılıyor. Bu ürünlerin en güzel yanı, bulaşıklığın altında yer alan ve akan suyu toplayan tepsinin tezgâha yapışık olmaması. Metal kısmın iki ucundaki çıkıntı üstünde durduğu için tezgâhın kirlenme oranı azalıyor. Aynı zamanda plastik ürünlere göre metal bulaşıklıkların temizlenmesi daha kolay. Aynı zamanda bakteri birikimi daha az oluyor. Eğer bu metal ürünlerden bulamazsanız şöyle bir çözümü kullanabilirsiniz: Tetrapak ambalajda ve çevir-aç şeklinde vidalı kapağı olan süt veya meyve suları var ya? Aynı ürünün beş-altı kapağını biriktirip daha sonra japon yapıştırıcısıyla bulaşıklığın tepsi kısmının altına yapıştırabilirsiniz. Böylece tepsi ile tezgâh arasında temas olmayacağı için kireç ve bakteri oluşumu azalacaktır. Granit tezgâhlarda daha az sorun olsa da mermer tezgâhlarda bir süre sonra bulaşıklığın alt kısmı kireçleniyor ve yüzeyi pütürleşiyor. Muhtemelen hoş da görünmüyordur.

Bulaşıklığı lavabonun diğer tarafına attıktan sonra o bölgeye ve lavabo çevresine kireç sökücü ile insafsızca saldırın. Eğer kullanıyorsanız klor sökücüyü de insani oranda ek olarak üstüne sıkın. Benden duymuş olmayın ama musluğun çelik kısmına ve musluk kökünün bulunduğu alanın arkasına da kireç sökücü sıkmanız gerekiyor. Kimyasal serpintiyi yarattıktan sonra cesetleri toplama işine hemen girişmek yerine henüz ölmemiş olanların da mevta olması için geri çekilmenizi öneririm.

Kahve?

Yok canım, daha neler! Mutfak temizlerken kahve mi içilirmiş! Siz en iyisi ölü sayısının artmasını beklerken süpürgenizi alın ve üstünkörü mutfağı süpürün. "Üstünkörü" diyorum çünkü mutfak gibi çok kirlenen bir alanı bir kere süpürmek -hele ki seyrek aralıklarla temizlik yapıyorsanız- pek akıl kârı değil. Süpürme eylemi sonrasında ceset toplama işine başlayabilirsiniz.

Eğer bu aşamaya gelene kadar lateks eldiven takmadıysanız kendinize bir iyilik yapıp eldivenlerinizi kuşanın. Ocak üstünde yumuşamış olan kiri nasıl temizleyeceğiniz sizin tercihinize bağlı. Sünger veya bez kullanabilirsiniz. Ama bunları kullandıktan sonra yıkamanız, hatta ilk turu sildikten sonra çitileyerek yıkamanız gerekecek. Bu nedenle benim tavsiyem kâğıt havlu rulosuna saldırmanız yönünde. Üç-dört parça kâğıt havluyla yağ sökücüyü ocak üstünde şöyle bir yayın. Gezinme işini yavaş yavaş yayarak tortuların iyice emayeden ayrılmasını sağlayın. Bu süreçte, gaz çıkış yuvalarının çevresindeki çıkıntılara dikkat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü annem beni hep o yüzden fırçalıyor! Sen tut atmışa atmış santimlik ocağı cillop gibi yap; ondan sonra bir santimlik kabartı için fırça ye! Hiç ama hiç adil değil!

Muhtemelen kopardığınız kâğıt havlu parçası kısa sürede pert olacaktır. Şarjörünüzü yenileyip ikinci ve hatta üçüncü turu yaparak emaye üstünde tortu bırakmayın. Son bir kâğıt havlu demeti ile ocağın çevresini de silin; çünkü oralara bir şeyler akmış olabilir. Ha… Gaz açma kapama düğmelerinin çevresini ve bastırdığınızda ateşleyen o daracık alanları silmemek de fırça yeme sebebidir; unutmayın. Bu işlemler bittiğinde iyice sıkılmış bir sünger veya bezle yola devam edebilirsiniz. Ancak başta dediğim gibi; eğer ocağın yanında silinmesi gereken bir alan varsa, bez veya süngerle emayeye girişmeden önce orayı silmeniz daha iyi olur. O fasıl tamamlanınca emayeyi silmek, bezi yıkayıp tekrar silmek ve kimyasalı tamamen aldığınızdan emin olduktan sonra nemli kâğıt havlu ile emayeyi son bir kez silip kurulamak operasyonu tamamlamanızı sağlar.

Bezinizi yıkadıktan sonra tek elle kaldırdığınız ocağın altını silmeniz de hiç fena olmaz. Unutmayın; böcükler yağı, sıcağı ve kuytu alanları çok sever!

Ocak çevresinden ayrılmadan önce varsa aspiratöre müdahale etmeniz de şart. Aslına bakarsanız eğer aspiratörü temizleme niyetiniz varsa ocaktan önce oraya bulaşmanız çok daha mantıklı olacaktır. Hatta raylı ve ince aspiratör kullanıyorsanız çekip çalıştırırken silmeniz gerekiyor imiş. Kızartma işini fritözde değil ocaktaki bir tencerede yapıyorsanız maalesef ki aspiratörün arka kısmında yer alan lambaları da silmeniz gerekiyor. O eyleme girmeden önce kâğıt havluya bir miktar yağ sökücü püskürtmeniz de yapmanız gereken eylemler içinde.

Kahve?

"Çatışma esnasında kahve mi içilir ula!" cümlesini kendi kendinize mırıldanın. Tabii aspiratörü silerken, "Çok gereksiz bir alet bu, neden koymuşlar ki? Kızartma da sağlığa pek bir zararlı. Ayrıca galiba annem haklı. Yemek yaptıktan sonra ocağın kirlendiğini fark ettiğim an silmek daha pratik sanırım… Neyse, bundan sonra öyle yapayım en iyisi" cümlelerini zikredip hemen ardından ışık hızıyla unutabilirsiniz.

Ocak temizliği faslı bitince lavabo çevresine intikal ediyoruz. Granit değil mermer tezgâh kullanıyorsanız şanslısınız. Çünkü mermer tezgâhların çevresinde yer alan çıkıntı tezgâhta bir miktar su birikmesine izin veriyor. Bu da size kireç sökücü püskürttüğünüz alanı çevirdiğiniz musluktan akan az suyla durulamanıza olanak sağlıyor. Yok eğer granit tezgâhsa süngerle size bol şans diliyorum. Sık sık temiz su emmiş süngerle o bölgeyi kimyasaldan arındırmanız gerekiyor.

Eh, madem arındınız, Bulaşıklığı yerine koyabilirsiniz. Ama tabii onu da normal bulaşık deterjanlı süngerle yıkasanız hiç fena olmaz. Sebebini merak ediyorsanız bulaşıklığın altında su biriktiren tepsiyi burnunuza doğru yaklaştırıp derin bir soluk alın. Muhtemelen o andan itibaren bulaşık yıkadıktan sonra o tepsiyi hafifçe lavaboya eğerek suyu boşaltmayı alışkanlık hâline getireceksiniz.

Bulaşıklık görevine geri döndüğüne göre lavabo içinde duran ocak parçalarını yıkayıp sularının akması için oraya koyabilirsiniz. Ne var ki koyduğunuz yerde bırakmanızı tavsiye etmiyorum. Lavabo içine kireç sökücü püskürtüp fırça ile iyice ovaladıktan sonra tezgâhı silmeli ve o işi bitirdikten sonra tezgâha sereceğiniz kâğıt havlular üzerine ocak parçalarını koymalısınız. Yok eğer bulaşıklıkta sularından arınabileceklerine inanıyorsanız da bol şans dilerim. Artık kaç kez çaktıktan sonra ocağı yakarsınız ya da gaz haznesinin yarım yanması nedeniyle ne çile çekersiniz sizin sorununuz.

Maalesef ki mutfak temizliği sadece bunlardan ibaret değil. Mutfak dolap kapaklarının da belli aralıklarla en azından dış yüzeylerinin silinmesi gerekiyor. Bu iş için tüysüz bir bez kullanmanız en iyisi. Mat renk MDF'den yapılan kapakların kir tutma oranı daha yüksek oluyor. "Lake" veya "parlak" olan ürünlerden üretilen kapakların temizliği daha pratik. Ama tabii annemin sık sık, "O kapaklar üstündeki kulplar var ya? Kapağı açarken oradan tutmak için yapılmış…" dediğini dikkate alırsak geride gözle fark edilebilir seviyede parmak izi bırakıyor…

 

Acaba Yapsak Mı?

Fırınınız var mı? Yanıtınız, "Evet" ise ve o fırını süs olarak kullanmıyorsanız kendinize şu soruyu sormalısınız: "Fırını en son ne zaman temizledim?"

Fırının önce elektrik bağlantısını kesin. Ardından kirlilik oranına göre yağ sökücü veya deterjanlı süngerle işe girişmelisiniz. Dikkat etmeniz gereken temel nokta kullandığınız kimyasalı iyice temizlemek. körüz.biz'de yer alan fırın temizliği ile alakalı ipucuna göz atmanızı da tavsiye derim.

Su ısıtıcıların kireç birikintisi yaptığını muhtemelen biliyorsunuzdur, değil mi? Hah, tamam! İşte onu da ara sıra operasyona dahil etseniz iyi olur. Nasıl temizleyeceğinizi anlatmayayım burada. Annenize telefon açıp ona sorun; sizin büyük temizliklere girişebilecek kadar cesur olduğunuzu bilmesi onu gururlandıracaktır. Eğer ki şakacı bir anneniz varsa ve siz su ısıtıcısını nasıl temizleneceğini sorduğunuzda, "Rahmetli, hangi dağın kurduydu?" sorusunu işitirseniz çok işinizin olduğunu, çok yorulduğunuzu falan söyleyin bence!

Bulaşık makinelerinin iç kısmını temizleyen kimyasallar da bulunuyor. Makineye takıp içi boşken çalıştırıyorsunuz ve mis kokulu bir makineniz oluyor. Detaylı anlatımı yine körüz.biz'de bulabilirsiniz.

Fritözünüz varsa bol şans dilemekle yetineceğim ve onun da temizlenmesi gerektiğini söylemekle. Son soru da şu: Tost yaparken ızgaraya düşen o kurumuş kaşarı temizlemeyi unutmayın!

 

Mutfakta Son İşler

Eh, silinebilecek bir yer bırakmadıysanız süpürge ile tekrar buluşma vaktiniz geldi demektir. Olabildiğince yavaş davranmanızı tavsiye ederim. Ha, bir de süpürme işlemine başlamadan önce dikdörtgen ucu çıkartıp mutfak dolabının ön tarafında yataylamasına hareket ederek süpürmeniz gayet iyi olur. Çünkü ocak ve tezgâhtan dökülen küçük parçalar oralarda "yem" oluyor.

Eviniz büyükse yer silme suyu hayli kirlenmiş olabilir. Mutfak ve banyoda kullanılmak üzere çamaşır suyu oranı diğerine göre biraz daha fazla olan yeni bir su hazırlamanız manalı olacaktır. Mutfak zeminini de önce genel ardından bastırarak ve detaylıca silmelisiniz. Hatta sağa sola sıçratma kabiliyeti yüksek bir insan evladıysanız detaylı silme işini iki tur yapmanız hiç de fena olmayacaktır. Böceksiz bir yaşamın keyifli olduğunu mırıldanarak mutfağı terk edin.

Kahve?

"Cıks… Vicdanım el vermiyor, en azından birkaç dakika temiz kalsın mutfağım…" cümlesini söyleyin kendinize. Yok söylemiyorsanız da akıllı olun; su ısıtıcısındaki kireç sökücüyü boşalttıktan sonra iyice yıkayın ya da motoru yakmayı göze alın. Ama bence o yakma işini göze almayın, çünkü birazdan banyoyu temizleyeceksiniz!


Sesli Dinle

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yok.