Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Erişilebilir bir uygulamayla kongreye gitsem sunum erişilebilir olurmu?

Yazar: Adem Vural

Toplam okunma: 1577

vuraladem@gmail.com

 

Bu yıl 23, 24 ve 25 Eylül tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde düzenlenen Engelsiz Bilişim Kongresi’ne katıldık. Güzellikleri ile eksiklikleri ile bir kongreyi daha geride bıraktık. Biz de bu kongrede, Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED) ile birlikte navigasyon uygulamaları ile ilgili bir sunum yaptık. Sunumumuzun ayrıntılarına geçmeden önce, biraz kongreden bahsetmek istiyorum.

            Engelsiz Bilişim Platformu tarafından düzenlenen bu kongreye her yıl farklı bir üniversite ev sahipliği yapıyor. Kongrenin bu seneki ev sahibi Dokuz Eylül Üniversitesi oldu. Kongre üniversitenin Dokuz Çeşme yerleşkesinde yapıldı. Dokuz Çeşme yerleşkesi İzmir Buca’da yer alıyor. Kongrede web erişilebilirliğinden sesli betimlemeye, Android işletim sisteminden üniversite öğrencilerinin geliştirmiş olduğu uygulamalara kadar birçok konuda sunumlar yapıldı.

Bu sunumların en güzel yanı, eğer ürün geliştiriciler dikkate alırlarsa, şüphesiz geribildirim ve yönlendirmelerdir. Bu uygulama ve sitelerden engellilerinde istifade edeceği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Hep denir ya, toplumda engellilerin varlığı unutulmamalı, diye; asıl söylenmesi gereken ve yapılacak işlerin de buna göre düzenlenmesini gerektiren durum, engellilerin de bu toplumu oluşturan parçalardan biri olduğudur.

Aslında bunun aksine en güzel örneği kongrenin ilk günü tecrübe ettik. Engelliler için yaptığı çalışmaları bir video gösterimi biçiminde sunan bir yerel yönetim, hazırladığı videoya hiçbir sesli açıklama eklemediği için, görme engelli katılımcılar sadece çalan müziği duydular ve yapılan çalışmalardan haberdar olamadılar. Bir başka deyişle, söz konusu kurum çalışmalarını görme engellilere anlatamamış oldu. Engellilerin katıldığı programlarda bu tip erişilebilirlik düzenlemeleri kural haline getirilmeli ve uymayanların bu çalışmalara katılmasına izin verilmemeli. Hani derler ya, herkes kendi kapısının önünü süpürse her yer tertemiz olur, diye; herkes erişilebilirliği en iyi biçimde uygulasa dünya erişilebilir bir yer olur.

            Gelin isterseniz başta bahsettiğim sunumumuza kısaca göz atalım. Bu; bilenler için bilgi tazeleme, bilmeyenler için ise bir bilgi paylaşımı olur. Biz Ayça Balcı, Gökhan Güngör, Engin Yılmaz, EGED’den Mustafa Karaca ve benim içinde bulunduğum ekip ile Görme engelliler için erişilebilir navigasyon programlarını anlattık. Sunum; benim görme engelliler için GPS uygulamalarının tarihçesini anlatımımla başladı. Ben öncelikle 1990'lı yıllarda yapılan çalışmalardan bahsettim. Tabiî ki gelinen süreç göz önüne alındığında dizüstü bilgisayarlar ve büyük GPS cihazları ile yapılan denemelerden bahsetmemek olmazdı. Daha sonra elde taşınan erişilebilir navigasyon cihazlarının ortaya çıkması, cep telefonlarında GPS ciplerinin kullanılmaya başlaması ve telefonlar için ekran okuyucuların gelişmesi ile telefonlardaki Way Finder Access gibi uygulamalardan bahsettim.

            Ülkemizde ise ilk navigasyon operatörlerin baz istasyonlarını bulundukları yer adları ile isimlendirmesi ile ortaya çıktı. Birçok görme engelli ana ekranlarda yazan yer adlarından nerede olduklarını anlamak için yararlandı. Bu süreç Load Stone gibi ücretsiz uygulamaların kullanılmaya başlaması ile bir adım daha ileriye gitti. Nokia telefonlarda sunulan harita uygulaması ile ise görme engellilerin kapıdan kapıya navigasyon yapması mümkün hale geldi.

            Sunumumuzu iki kısma ayırdık:

  1. Görme engelliler için geliştirilen yazılımlar.
  2. Herkes için geliştirilen ve erişilebilir olan yazılımlar.
    1. Görme engelliler için geliştirilen yazılımlar:
    bu kısımda EGED'den Mustafa Karaca Gören Göz’den bahsederek eski durumuna göre nelerin değiştiğini ve ne tür iyileştirmeler yapıldığını aktardı. Gören Göz Android4.12 sürümünde ve yeni yazılımı sadece LG’nin bir modelinde çalışan bir navigasyon uygulaması. Android’in sadece bu sürümünde çalışması ve LG marka telefonların sadece bir modeline yüklenebilmesi program için bir eksi ne yazık ki.
    Bahsettiğimiz bir diğer uygulama ise BlindSquare. BlindSquare, ForeSquare programının verilerini kullanarak etrafta neler olduğunu anlamamızı ve seçtiğimiz bir hedefe yaklaşırken uyarı almamızı sağlayan bir program. navigasyon programları gibi sokak ve dönüşlerden ziyade, hedefin konumunu bize saat yönü olarak ve kaç metre uzağımızda olduğunu söyleyen bir program. Örneğin; Sun kafe 30 Metre, saat 3 yönünde gibi.
    Anlattığımız bir diğer uygulama ise Ariadne GPS.  Bu uygulama görme engelli bir yazılımcı tarafından geliştirilmiş. Uygulamada “neredeyim” butonu ile bulunduğunuz sokağın adını öğrenmek mümkün. “İzlemeyi başlat” butonuna basıldığında siz hareket ettikçe değişen sokak adları anons edilir. Bu programın çok erişilebilir bir haritası var. Elinizi bir caddeye değdirdiğinizde araba sesi; bir sokağa değdirdiğinizde ise topuklu ayakkabı ile yürüme sesi; deniz, nehir veya bir göle dokunduğunuzda su sesi; park, orman gibi bir yeşil alana dokunduğunuzda ise kuş sesi duyuluyor.
    İşte dokunmatik bir telefonda görsel bir harita nasıl erişilebilir yapılıra güzel bir örnek.
    2. Herkes için geliştirilen ve erişilebilir de olan uygulamalar:
    Bu kısımda Ayça arkadaşımızın sunduğu Apple Haritalar ve Gökhan arkadaşımızın sunduğu Navigon programından bahsedelim. Apple’ın Harita uygulaması iPhone’ların içinde hazır geliyor. Yani hiçbir ücret ödemenize gerek yok. Bu uygulama navigasyon yaparken dönülecek sokağın adını da söylüyor. Bunu rahat yapabilmesinin sebebi ise insan sesi yerine var olan sentezleyiciyi kullanması. Bu uygulamada ben ilgi noktalarını bulmayı başaramadım. Uygulamanın görsel haritası da erişilebilir. Parmağınızı bir sokağın üzerine koyduğunuzda “takibe başlandı” diyor ve siz parmağınızı ilerlettikçe adım sesleri geliyor.
    Navigon ise paralı bir uygulama. Fiyatı yaklaşık 110TL olan bu uygulama bazen indirime giriyor. Elinize böyle bir fırsat geçerse uygulamayı App Store’dan 70-80Tl’ye alabilirsiniz. Türkiye haritaları da fena sayılmaz. En güzel özelliği de ForeSquare araması yapabilmesi. Bu sayede birkaç gün önce açılmış bir giyim mağazasına navigasyon yapabilirsiniz.
    Ben Navigonu ilk defa bir potcast’ta duymuştum. Anlatan görme engelli çok işe yarayabileceğini; ancak yeterince erişilebilir olmadığını anlatmıştı. Bugün Navigon birçok görme engelli tarafından kullanılan erişilebilir bir uygulama.
                Sunumumuzun en ilgi çekici uygulamalarından biri şüphesiz Sesli adımlar adlı uygulamaydı. Bu uygulamayı önemli kılan ise bir bine içi navigasyon uygulaması olması. Şu an İstanbul’da MetroCity Alışveriş Merkezi’nde testleri yapılan bu uygulama, mağazalara yerleştirilen ve ibiken adı verilen bluetooth vericilerinden o mağazanın adının yayınlanması ve iPhone’unuzdaki uygulamanın bu bilgiyi, siz o dükkânın önünden geçerken seslendirmesiyle çalışıyor. O dükkânın konumu size saat yönüyle aktarılıyor.
                Bu uygulamaya ait bilgi ve demoyu, yeni yayın dönemine başlamış olan ve Eğitimde Görme Engelliler Radyosu’nda her Çarşamba 21.00 – 23.00 saatleri arasında yayınlanan Engelsiz Erişimli Saatler’de bulabilirsiniz.
    Hani televizyonda derler ya, bizi izlemeye devam edin; biz de, bizi takip etmeye devam edin, diyoruz.

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş