Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Okul öncesi eğitimde kaynaştırma

Yazar: Canan Çam

Toplam okunma: 18080

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE KAYNAŞTIRMA

Canan Çam

mailto:canancam@gmail.com

 

Kaynaştırma Eğitimi Nedir?

Kaynaştırma, herhangi bir engel durumuna sahip olan çocukların aynı sınıf ortamında akranlarıyla birlikte eğitim  alabilmesi, potansiyel ve yetenekleri doğrultusunda tüm eğitim faaliyetlerine yaşıtlarıyla birlikte katılabilmesidir.

 

Okul Öncesi Dönemde Görme Engelli Bir Çocuğun Kaynaştırma Eğitime Katılımı Nasıl Olmalıdır?

Bir okul öncesi sınıfına görme engelli bir öğrenci geldiğinde öncelikli olan diğer çocuklar gibi onu da sınıfa tanıtmaktır. Ancak öğrenci, sınıfa bastonuyla tanıtılmalıdır. Sınıftaki öğrencilerin uyum süreci geçtikten sonra, görmeyen öğrencinin neden farklı olduğu da uygun bir dille diğer öğrencilere anlatılmalıdır. Öğretmen, “İnsanlar, birbirinden farklı özellikler gösterebilir. Kimimizin boyu uzun, kimimizin boyu kısa, kimimiz mavi gözlü, kimimiz kumral, kimimiz esmer olabilir. Bazı insanlar yürümekte, bazı insanlar konuşmakta sıkıntı yaşayabilir, bazı insanlar ise, renkleri, şekilleri göremeyebilir. İşte arkadaşınız da görmüyor ancak çevresindeki kişileri, eşyaları dokunarak ayırt edebiliyor. Yürürken baston kullanıyor. Baston, arkadaşınızı önüne çıkan engeller konusunda önceden ses çıkararak uyarıyor.” Gibi çocukların anlayacağı sade ve anlaşılır bir dille durumu açıklayabilir.

 

Küçük yaştaki çocukların empati kurma becerileri, yetişkinlere göre daha fazla gelişmiştir, önyargıları olmadığından kabullenmeleri daha kolay olacaktır. Daha sonra sınıf, görme engelli öğrenciye ayrıntılı bir şekilde tanıtılmalıdır. İlgi köşelerinin yerleri, sınıftaki konumları, hangi ilgi köşesinde hangi malzemelerin olduğu ile ilgili bilgi verilmelidir. Örneğin, kapıdan girişten itibaren öğrenciye sıralı bir şekilde dokundurularak gösterilmelidir; müzik köşesi kapının yanında,onun yanında evcilik köşesi var gibi… Öğrencinin sınıfa uyumu sağlandıktan sonra sınıftaki tüm arkadaşlarıyla eşit oranda iletişim kurabilmesi için teşvik edilmelidir. Örneğin, hep aynı arkadaşıyla yan yana oturtulmamalıdır. Arkadaşlarıyla farklı oyunlara katılması konusunda desteklenmelidir. Bunu yaparken sadece görme engelli öğrencinin yerini değiştirmektense, diğer öğrencilerin de yerlerinin değiştirilerek tüm öğrencilerin birbirleriyle iletişime geçmeleri ve kaynaşmaları sağlanmalıdır.

 

Görme engelli öğrencinin sürekli aynı oyuncaklarla oynaması engellenmeli, ve farklı materyalleri de değişik amaçlarla kullanabileceği gösterilmelidir. Bütün oyunlara mümkün olduğunca katılımı sağlanmalıdır. Çok görsel olduğu düşünülen oyunlara bile mümkün olduğunca katılması için desteklenmelidir. Gerekirse öğretmen rehberlik ederek yol gösterici olmalıdır. Sınıfa bir oyunu anlatırken, önce görme engelli öğrenci üzerinden sınıfa göstermelidir. Böylece hem görme engelli öğrenci bu tür aktivitelere katılmış olacaktır hem de diğer öğrencilerin görme engelli öğrenciye uyum sağlaması kolaylaşmış olacaktır.

 

Dil ve konuşma etkinliklerine görme engelli öğrenci tamamiyle katılabilir. Sıra almayı gerektiren etkinliklerde öğretmen, görmeyen öğrencinin ismini söyleyerek sıranın kendisinde olduğundan onu haberdar edebilir. Sıralı etkinliklerde ise, görmeyen öğrenci yanındaki arkadaşı konuştuktan sonra    sıranın kendisine geldiğini anlayıp etkinliği sürdürebilir.

 

Beslenme saatlerinde, görme engelli öğrenci, bağımsız olarak yemeğini yemesi konusunda da desteklenmelidir. Ancak gerekli durumlarda öğretmen, fiziksel yardımda bulunmalı ya da sözel olarak rehberlik etmelidir. Örneğin, kaşık tutmakta sıkıntı yaşıyorsa, öğretmen çocuğun elinin üzerinden tutarak kaşığı doğru tutmasına yardımcı olmalıdır.

 

Beslenme saatinden önce ya da sonra tuvalete el yıkamaya giderken görme engelli öğrenci de akranları gibi sıraya girmeli, arkadaşının omzundan tutmalı ve el yıkama esnasında sırasını beklemelidir. Sınıfın tanıtıldığı gibi, okulun en çok kullanılan diğer kısımları da (tuvalet, mutfak, bahçe) görme engelli öğrenciye önceden birkaç kere tanıtılmış olmalıdır ki öğrenci bu alanları kullanması gerektiğinde daha rahat uyum sağlayabilsin.   

 

Sanat etkinliklerinde boyama yapılacaksa, görmeyen öğrenci için resmin çizgileri üzerinden silikon, ip, aliminyum folyo gibi somut nesnelerle geçilmelidir ki görme engelli öğrenci dokunarak çizgilerin ne şekilde olduğunu, nereden başlayıp nerede bittiğini daha rahat hissedebilsin ve boyayabilsin. Kağıt yırtma, kağıt yapıştırma gibi etkinliklerde de şeklin sınırları net olarak belirlenmelidir. Kağıtkatlama (origami) etkinliklerinde görmeyen öğrenci kağıdın ne şekillerde katlandığını gözlemleyip takip edemeyeceğinden, öğretmen, öğrencinin elinin üzerinden tutarak ya da kendi elini öğrencinin elinin altına koyarak nasıl yapıldığını aşama aşama sınıfın önünde göstermelidir. Böylece, hem görmeyen öğrenciye hem de sınıfa kağıdın ne şekillerde katlanacağını göstermiş olacaktır.

 

Kitap çalışmalarında mümkün olduğunca ayrı ayrı sayfalar üzerine kitaptaki amaca uygun etkinlikler hazırlanmalıdır. Bu konularda görmeyen çocuğun ailesinden evde çalışma sayfaları hazırlamaları istenebilir. Bu konuda öğretmen, aileleri ne hazırlayacakları konusunda önceden bilgilendirebilir. Örneğin, 3 sayısını öğrenirken, 3 sayısı ile 3 fili eşlemek yerine 3 üçgen, 3 daire, 3 kalp gibi basit şekilleri eşlemesi istenebilir. Çünkü karmaşık, fazla detaylı ya da fazla çizgili resimler, etrafından geçilerek sınırları belirlense bile görmeyen çocuklar için fazla karmaşık veya anlaşılmaz olabilir. Önemli olan kitaptaki çalışma sayfasını aynen yapmak değil, aynı amaca hizmet edebilmek ve  amaca uygun faaliyeti yaşıtlarıyla birlikte eş zamanlı yapabilmektir.

 

Okul öncesi dönemde temel amaç akademik becerilerin maksimum düzeyde gelişmesinden öte, öğrencinin olabildiğince sosyalleşmesi; sırasını beklemesi, söz almak için yaşıtları gibi parmak kaldırması, arkadaşının sözünü kesmeden dinlemesi, şarkı sözlerine eşlik etmesi, arkadaşlarıyla birlikte halka oyunlarına katılmasıdır. Kaynaştırma öğrencisi için de bu tür kazanımların elde edilmesi kaynaştırma eğitiminin temel amacı olmalıdır.

 

Okul Öncesi Dönemde Kaynaştırmanın Yararları Nelerdir?

Okul öncesi dönemde kaynaştırma tek taraflı değildir. Sadece görmeyen öğrencinin gören yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında eğitim alması değil, aynı zamanda gören öğrencilerin de farklılığın farkına varması adına atılan çok büyük bir adımdır. Yani, kaynaştırma eğitimi iki uçlu fayda sağlamaktadır. Kaynaştırma eğitimi, “değerler eğitimi” adına okul öncesi öğrencilerine hayati önem taşıyan katkılar sağlayacaktır. Çünkü bir okul öncesi sınıfında bir görme engelli öğrencinin bulunması, diğer çocuklara büyük farkındalık kazandıracaktır; diğer çocuklar, görme engelli akranlarının neleri kendi başlarına yapabilecekleri, hangi konularda bir arkadaş veya yetişkin desteğine ihtiyaç duyabilecekleri gibi birçok konuda kısmen de olsa bilgi sahibi olacaklardır. Bu da okul öncesi eğitim döneminde, öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmelerine ve somut yaşantılar kazanmalarına büyük ölçüde katkı sağlayacaktır. Toplum bilinçlenmesi bazında baktığımızda, toplumu oluşturan bireylerin en küçük yaş grubundan itibaren engellilik alanında bilinçlenmesi, farkındalığı yüksek, ön yargılardan uzak bireylerin yetişmesine olanak sağlaması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş