Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Engelli Bireylerde Erken Tanılama ve Erken Müdahalenin Önemi

Yazar: Canan Çam Yücel

Toplam okunma: 1033

canancam@gmail.com

Sayı 48, Şubat 2018

 

Erken tanılamayı iki başlık altında toplamak mümkündür. Bunlardan ilki tıbbi tanılama ve değerlendirme, ikincisi ise, gelişimsel ve eğitsel değerlendirmedir. Tıbbi tanılama; üniversitelerin çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları, çocuk nörolojisi, gelişimsel pediatri gibi bölüm ve kliniklerindeki alanda uzman kişiler tarafından yapılır. Gelişimsel ve eğitsel değerlendirme ise; üniversitelerin özel eğitim, çocuk gelişimi ve eğitimi gibi bölümlerindeki uzman kişiler ve alanda çalışanlar tarafından yapılır.

Engelli çocuğun durumu ne kadar erken teşhis edilir ve alanda uzman kişiler tarafından tanılanırsa, çocuğun öncelikli gereksinimleri o kadar erken belirlenmiş olur. Engelli çocuğun ihtiyaçları belirlendikten sonra uygun eğitim ortamına alınmasına ve bilişsel, sosyal, psikomotor, dil ve fiziksel gelişim alanlarında desteklenmesine imkân verilmiş olur. Kısacası, erken tanılama, erken müdahale için önkoşuldur. Çünkü çocuğun en uygun eğitim ortamına alınabilmesi için tıbbi olarak tanısının konması ve eğitsel olarak değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir.

Erken müdahale; tıbbi tanılama ve eğitsel değerlendirmenin ardından uzman kişilerin çizdiği çerçeve doğrultusunda engelli çocuğun engel türü ve potansiyeli dikkate alınarak gelişim ve eğitimine katkı sağlamak amacıyla programlı ve sistematik olarak sürdürülen, ailelerin de ekonomik ve sosyo-kültürel durumunu gözeten bütüncül bir yaklaşımdır. Çocuğun engelini ortadan kaldırmayı değil; potansiyeli doğrultusunda zayıf yönlerini eğitim yoluyla güçlendirmeyi, yeterliliklerini arttırmayı ve tüm gelişim alanlarını dikkate alarak çok yönlü gelişimini desteklemeyi amaçlamaktadır. Erken müdahale, farklı deneyimler sağlayarak çocuğun yeterliliklerinin arttırılması ve gerekirse eğitim araç-gereç desteklerinin sağlanmasını içerir. Erken müdahale ile hem engelli çocuğa hem de çocuğun ailesine kaynak desteği, sosyal destek, rehberlik etme ve bilgilendirme hizmetleri sunulmaktadır. 

           

Bebeklik ve ilk çocukluk döneminde engelli çocuğun bakım ve eğitimi büyük ölçüde aileye aittir. Bu nedenle, ailelerin sorularına cevap vermek, sorunlarına çözüm bulmak, engelli çocuktaki yetersizlikten kaynaklanan öğrenme eksikliklerini maksimum düzeyde gidermek ve çocuktaki güçlü yönleri ortaya çıkararak topluma erken yaştan itibaren katılımını sağlamak amacıyla ailelere uzman desteğinin sağlanması, erken müdahaleyi önemli kılan etmenlerdir.

0-6 yaş, çocuk gelişimi açısından kritik dönem olarak adlandırılmaktadır. Gelişimin en hızlı olduğu ve öğrenmeye en açık olunan dönem olması sebebiyle, bu döneme kritik dönem denmiştir. Bu dönemde, engelli çocukların erken yaştan itibaren tanılanmaları ve ailelerinin uzman kişiler tarafından yönlendirilmeleri büyük önem taşımaktadır. Örneğin, görme engelli bir bebek ile zihin engelli bir bebeğin, öğrenme biçimleri farklı olacağından, engel türüne ve gelişim düzeyine göre bir çerçeve çizilerek ailelerin eğitimine katkı sağlanması gerekmektedir. İlk aşamada, ailenin psikolojik olarak desteklenmesi, çocuğunun engelini tamamen kabul ettikten sonra da eğitimine doğrudan katkı sağlaması için gelişimi hakkında düzenli olarak değerlendirme yapılarak yönlendirilmesi gerekmektedir. Böylece aile, hem çocuğunun gelişiminin farkına varacak hem de zayıf yönlerini güçlendirmek ve güçlü yönlerini arttırmak için yapması gerekenler hakkında fikir sahibi olacaktır. Tüm bunlar sonucunda, kritik dönem içerisinde, engelli çocuğun potansiyeli doğrultusunda en üst seviyeye gelmesi sağlanmış olacaktır.

Ülkemizde, erken tanılama ve erken müdahale konusunda yapılmakta olan çalışmaların hız kazanması gerekmektedir. Aileler, engelli bir bebek dünyaya getirdiklerinde, çaresizlik içinde bırakılmamalıdırlar. Tıbbi olarak bir müdahale edilemediği durumlarda hemen eğitime yönlendirilmelidirler. İlk olarak aile eğitimi ile başlanmalı, kendi çocuklarının engeli, gelişimi ve eğitimi konusunda ihtiyaçlar da dikkate alınarak rehberlik edilmelidir. Bu tür hizmetlerin arttırılması, çocuğun gelişimi için kritik dönemin atlanmamasına, potansiyeli doğrultusunda gelişmesi için uygun ortamların oluşturulmasına zemin hazırlayacaktır.

 

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş