Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Atakörü

Yazar: Nuri Koçak

Toplam okunma: 1032

nrkcksosbil@hotmail.com

33. Sayı Kasım 2016

 

Merhaba arkadaşlar,

Hepimizin bildiği gibi atasözü ve deyimler; topluma mal olmuş, uzun yılların deneyim ve birikimleriyle oluşmuş cümle kalıplarıdır.

Atasözleri ve deyimler incelendiğinde; o toplumun birçok konuya bakış açısını, günlük hayattaki yaşayışını, inançlarını, alışkanlıklarını, kültürel yapısını, değer yargılarını ve buna benzer pek çok özelliğini görebiliriz. Kısacası o toplumun pek çok özelliği hakkında bilgi edinebiliriz.

Bu yazımda bendeniz, içerisinde kör sözcüğü geçen birçok atasözü ve deyimi çeşitli kaynaklardan derleyerek toplumumuzun engelliye, özelde de körlere yaklaşımını ve körlük algısını ortaya koymaya çalıştım.

Ayrıca belirtmek isterim ki; hep yanlış veya olumsuz örnekleri özellikle seçmişim gibi bir algının oluşmamasını önemle rica ederim.

Şöyle ki benim ulaşabildiğim kaynaklarda körlük konusundaki atasözleri, deyimler ve mecazi kalıplar ne ise ben onu vermeye çalıştım.

Kaynaklarımdaki açıklamaları titizlikle okuduğumu belirtmek isterim.

Bir hususu daha ayrıca belirtmek isterim ki araştırmalarımda gördüğüm kadarıyla diğer ülkelerinde engellilere yaklaşımları, atasözlerine bakıldığında pek olumlu görünmüyor.

Atasözü ve deyimlerin açıklamalarını vermek takdir edersiniz ki çok uzun tutacağından, onları ilgili oldukları değer yargıları ile ilişkilendirerek vermeye çalıştım.

Arzu edenler kaynakçada verdiğim kitapları edinerek bunları ve daha buraya almadığım pek çoğunun anlamlarını okuyabilirler.

Şimdi örneklerimize geçelim isterseniz.

Uğursuz sayılan, işe yaramaz veya artık kullanılamayacak durumda olan nesneleri anlatırken;

“Kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)”

“Kör bıçak”

“Kördüğüm”

“kör kandil”

“Kör kurşun”

“Kör kuyu”

 

Hatalı davranışlarda bulunan, güvenilmez, beceriksiz, farkındalığı düşük insanları ve sonuçsuz kalan eylemleri belirtirken;

“Aşık alemi kör, dört yanını duvar sanar”

“Bakar kör”

“Bekâr gözü kör gözü”

“Kör değneğini beller gibi”

“Kör dövüşü”

“Körler memleketinde şaşılar padişah (baş) olur”

“Körle yatan şaşı kalkar”

“Körü körüne”

“Körkütük”

“Kör nişancı”

 

Cezalandırılma, kaderine razı gelme, talihsizlik gibi durumları belirtirken;

“Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur”

“Köre şimdi gece demişler; ne zaman gündüzdü demiş”

“Vardığın yer kör ise sen de gözünü kırp (bir gözünü kapa)”

“Kör şans”

“Kör şeytan”

“Kör talih”

“Kör topal”

 

İlenme (beddua);

“Kör olası (veya kör olasıca, olsun)”

 

Nankörlük, değer bilme, şükür etme veya elindekilerle yetinmeme gibi durumları açıklarken;

“Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz”

“Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur”

“Tuz, ekmek hakkını bilmeyen, kör olur”

Bir kimsenin yardımına muhtaç olma veya acizlik içinde olma durumlarını anlatırken;

“Dokuz körün bir değneği”

“Garip (kör) kuşun yuvasını Allah yapar”

 

Ayrımcılık yapma, ayrıştırma veya kişileri belirli özelliklerine göre kategorize etme;

“Bitli baklanın kör alıcısı olur”

“Bitli bakkalın kör alıcısı olur”

“Körler sağırlar birbirini ağırlar”

“Kör satıcının kör alıcısı olur”

“Kurtlu baklanın kör alıcısı olur”

Yukarıdaki örnekleri ana hatlarıyla çeşitli başlıklar altında toparlayarak, bir ana düşünce çizmeye çalıştım. Elbette ki sizler, bu örneklerden daha farklı anlamlar ve manalar çıkarmış olabilirsiniz.

Aslında burada şunu da belirtmekte yarar var. Atasözleri veya deyimler olsun bunlar ait olduğu toplumun bakış açısını yansıtmaktadır ama bunlar da zamanla değişmekte, esnetilmekte ve hatta yanlış olanları toplum tarafından ayıklanıp yok edilmektedir. Belki bu süreç biraz uzun olabilir. Ama bu da bizlere bağlı diye düşünüyorum. Bireyler toplumları oluşturur ve bireyler tek tek toplumdan ayrı düşünülemez.

Birlikte ortaklaşa sürdürdüğümüz bir yaşamımız var ve bizler bu yanlış olan sözlü kültür varlıklarımızı ne kadar hayatımızdan çıkartır, ne kadar yanlış olanların kitap, dergi, gazete vb. çıkartılmasıyla ilgili olarak bu konunun üzerine gidersek, başta kendimiz kullanmayarak çevremizde kullananları uygun bir dille uyarırsak bunları ayıklama ve yok etme sürecini o denli hızlandırmış oluruz.

Unutmayalım ki atasözleri veya deyimler toplumun deneyim ve bilgi birikimi süzgecinden geçerek günümüze gelmişlerdir. Bu günkü deneyimlerimiz artık bunların yanlış ve değişmesi gerektiğini söylemektedir. Umarım sadece körlerle ilgili olan hatalı atasözü ve deyimler değil, bütün hatalı atasözü ve deyimler en kısa zamanda değişir veya kaldırılırlar. Yazımı burada sonlandırırken, sizlerden hatalarımız olmuşsa anlayış göstermenizi rica ederim ve hepinize saygılarımı sunarım.

 

Kaynakça

Aksoy, Ömer Asım, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü (7. Baskı), TDK Yay, Ankara, 1993.

Kurt, İhsan, Türk Atasözlerine Psikolojik Bir Yaklaşım (Bilimsel Araştırma Dizisi), Mikro Yay, Konya, 1997.

Özgenç, Fisun, Türkçede Deyimler (100 Temel Eserler Dizisi), Akvaryum Yay İstanbul, Kasım 2005.

Sertel, Adem, Tecrübenin Dili Konu  Atasözleri (1. Baskı), İstanbul, Şubat 2006.

www.tdk.gov.tr

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş