Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Birazcık Özen Gerekir Bazen...

Yazar: Eylem Yurtsever

Toplam okunma: 1503

eylemyurtsever@gmail.com

 

Merhaba,

Bu yazımı yazmaya, dergimizin editörlerinden Elif’in önerdiği bir blogtaki şu yazıyı okuduktan sonra karar verdim.

http://isitmekaybideyince.blogspot.com.tr/2015/02/isitme-kaypl-kisiyi-deli-eden-ilk-on.html

Ben de bu yazımda sizlere kişisel bir sorunumdan, bundan dolayı artık kronikleşmiş olan mutsuzluğumdan/şikâyetimden bahsetmek istiyorum.

Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi, benim bir kulağımda yüzde yetmiş iki işitme kaybı var ve bu olay benim dengesiz bir şekilde duymama neden oluyor. İşitme cihazı kullansam da yeteri kadar işe yaramıyor. İşitme cihazları mesafe algısını vermiyor çünkü. Ayrıca işitme cihazıyla ses çok metalik geldiğinden söylenen sözler, özellikle cihaza yakın bir şekilde söylenmişse anlaşılmıyor. Onun için bir şeyi dinlemek için sol kulağımı kullanmam icap ediyor. Böyle olunca da kalabalık ortamlarda ciddi bir şekilde zorlanıyorum. Bazen iki kişiysek bile dinleyeceğim kişi sağ tarafımda olduğu için de sıkıntı oluyor.

Genelde o kişiyi sol tarafıma alıyorum ama ilk defa görüştüğüm biriyse ve ben hızlı davranmadan sağ tarafıma geçmişse yer değiştirmek istemek zorunda kalıyorum. Çoğu zaman da işitme kaybımdan söz etmem gerekiyor. Bundan söz etmek benim için sorun değil ama çok iyi tanıdığım insanların bile çoğu zaman bunu umursamaması ya da unutması, beni ciddi ciddi üzüyor. Kendimi önemsenmemiş gibi hissediyorum çünkü. Her defasında yer değiştirmek istemek beni düşünemeyeceğiniz kadar rahatsız ediyor. Üstelik bunu tanıdığım ve beni iyi tanıdığını bildiğim kişilerden istemek…

Bazen kalabalık bir topluluktaysak, fikirleriyle ilgimi çekebilmiş birisine rastlamışsam ve onu daha rahat dinlemek istiyorsam ve benim sağ tarafımdaysa, ben sol tarafımı ona dönmekten bıkmışsam, adeta boynuma kramplar girmişse… Ondan, onu daha rahat duyabilmek için yer değiştirmek istemek bile beni garip bir şekilde rahatsız ediyor. Sanki insan ayrımı yaptığımı, ona olan ilgimi gereksiz bir şekilde gösterdiğimi düşündüklerini düşünüyorum insanların. Çok saçma geldi değil mi? Evet bunu yazarken bana da öyle geliyor; ama gerçekten de öyle oluyor. Yer değiştirmeyi istediğimde aramızdaki konuşma soğuklaşıyor çünkü. Bu ricam karşısında ne düşünüldüğü hakkında cidden hiçbir fikrim olmuyor.

Hatta daha iyi duymak istediğim kişi karşı cinsten olduğunda,  ek olarak bir sürü sıkıntı çıkıyor. Ya da yanındaki kişi, yani benim yer değiştirmek istediğimde yanına geçeceğim kişi karşı cinsten olsa işler iyice karışıyor.

Bir kere bir arkadaşımın konuyu bilmesine rağmen, bana sırf karşı cinsten olan arkadaşın yanına geçmek için mi bunu istediğimi sorması beni çok ciddi bir şekilde rahatsız etmişti mesela. Bu durum, işime geldiğinde işitme kaybımdan yararlandığımı düşündüklerini gösteriyor ve bu az duyan birisi için çok karşılaşılan bir durum olduğundan insanı canından bezdiriyor.

Bu tür sorunları kim bilir kaç kişi yaşıyordur diye düşünüyorum bazen. Açıklayamayacağı, ya da açıklasa bazen yeterince algılanamadığı, yanlış algılandığı türden sorunlar…

Keşke, diyorum, keşke bizim kolumuzda alerji bileklikleri gibi insanların hakkımızda bilmelerini istediğimiz şeyler yazılı bir bileklik bulunsa ve insanlar birbirleriyle tanıştıklarında ilk iş olarak bu bileklikleri okusa.

Mesela şöyle:

“Eylem Yurtsever.

Sağ kulağı iyi duymadığından sol tarafında bulunmanızı tercih eder.”

Ya da:

“X, kişisel temasın en az olmasını ister. Sarılmak yerine tokalaşmayı tercih eder…”

Ne dersiniz güzel olmaz mıydı?

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş