Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

59. Sayı: Ocak 2019

Yıl: 2019 | Ay: 1

Editör: Meral Sözen

EEEH Dergi

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat

 

Sayı: 59

Ocak 2019

Editör: Meral Sözen.

Yazım Denetimi: Gülcan Altun, Pınar Yavuz.

Web Sorumlusu: Burak Sarı.

Ses Teknik Destek: Burak Sarı.

Yayınlayan: Engelsiz Erişim Derneği.

 

İletişim Bilgileri:

 

Web: http://eeeh.engelsizerisim.com

E-posta: eeehdergi@gmail.com

Facebook: www.facebook.com/eeehdergi

Twitter: www.twitter.com/eeehdergi

 

2019’un ilk sayısından, yani Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat’ın 59. kalp atışından kocaman selam herkese. Yeni yıl, bizleri yeni tarzlarla tanıştıran bir sayıyla başlıyor.

Dergimizin en usta iki kalemi, Burak ve Meral,  bu sayıda bir araya gelerek muhteşem bir öyküyle karşılıyorlar bizi. Bir devlet dairesi, bir memur ve işlem yaptırmaya gelen kör bir kız… Ama bu sadece buz dağının en dıştaki kısmı; devamı, işte o yazıda saklı.

 

Dedik ya bu sayımız farklı tarzları da beraberinde getiriyor diye; işte dergimizin diğer iki usta kalemi Beyza ve İlke, bambaşka bir üslupla çıkıyorlar karşımıza. Bir şeyi anlatmak için kullanılan bir klişe vardır ya ‘bir solukta okuyacaksınız’ şeklinde;  bunun hakkını veren bir yazı varsa, Beyza ve İlke’nin bir sohbet odasındaki diyalogları tam böyle bir şey bizce. Bir kelimesini bile kaçırmak istemeyeceksiniz.

 

Yıllar önce herkesin dilinde olan bir reklam sloganını anımsar mısınız? ‘Hiç tanımadığınız bir erkek size çiçek verirse şaşırmayın.’ Peki, bir ünlü kolumuza girerse yürürken ne hissedelim? Çok mu şanslıyız yoksa görünmez mi? Mustafa İşcier’in yazısı güzel bir yanıt veriyor bu soruya.

 

Aramızda polisiye kitaplara bayılanlar olduğuna eminiz. Agatha Christie kitaplarının İncil’den bile daha çok sattığı söylendiğine göre pek de yanılmıyoruz galiba. Peki hep merak ettiğimiz katil hiç sakat biri çıkabilir mi? Peki o kişi gerçekten de sakat mıdır yoksa numara mı yapıyordur? Habil Bozkurt harika bir yazı kaleme almış. Gelin devamını hep birlikte okuyalım.

 

Bazen devlet daireleri, bazen sohbet odaları, bazen kitaplar… Mekanlar farklı ama olay aynı. Bahar Yavuz’un tabiriyle, ‘ezbere esaslarla dışarıda bırakılanlar’ı anlatıyoruz bu satırlarda. Bunu, ‘eksik, olması gereken, henüz tamamlanmamış varlıklar’ şeklinde niteliyor, çocuk hakları alanında yıllardır çalışan, çocuk gelişim uzmanı Ezgi Koman. Bahar, TRT Avaz’ın “Engelli çocuklar yardıma değil şefkate muhtaç” başlıklı muhteşem yaratıcı tweet mesajı ardından, Ezgi Koman’la çocukların da dışarıda bırakılma konusunda engellilerle nasıl ortak bir kaderi paylaştığını gözler önüne seren, çok iyi bir röportaj gerçekleştirerek röportaj dizisine devam etmiş. Biz okurken çok keyif aldık, çok şey öğrendik. Bakalım siz ne düşüneceksiniz?

 

Zenginin parası züğürdün çenesini yorarken, Türkiye’de yalnızca üç kişide olan rehber köpekler de bizlerin dikkatini ve merakını cezbetmeye devam ediyor. ‘Sayı neden bu kadar az, rehber köpek yasası nasıl çıkar?’ soruları hala havada ama, Yeni bir rehber köpek sahibi olan Mustafa Keskin, deneyimlerini dergimiz için yazdı ve çok içten bir yazı ortaya çıktı. Kendisine teşekkür ederek devamını okumanızı tavsiye edelim bizler de.

 

Sesli betimleme dediğimizde herkes seslendirenleri hatırlasa da, filmin kulaklarımıza sorunsuz gelmesinde birçok gizli kahraman olduğunu Gülcan Altun gibiler olmasa pek hatırlamıyoruz maalesef. İşte bu gizli kahramanlardan birisiydi Vuqar Azeri. Sesli Betimleme Montaj babasını kaybetti desek yanlış olmaz bizce. Bir tek o mu? Körlerin bilişim sorunlarının çözümünde de bize omuz veren neferlerdendi Vuqar. Gülcan bu kısa ama içine çok şey sığan yaşamdan bazı parçaları paylaşıyor bizlerle.

 

Bizi bağımsız yaşama götüren 3 B’den birisidir Bilişim. Ve ekran okuyucular o bağımsızlığın vazgeçilmez bir parçası. Peki ya onu kullanmak bir ayrımcılığa uğrama nedeni oluyorsa? Sevgi Mart Bu sefer ekran okuyucuyu konuşturmuş ve ortaya muhteşem bir anlatım çıkmış.

 

İkili diyaloglar, polisiye romanlar, dışarıda bırakılanlar, şanslılar deyip farklı hikayelerle başlayan sayımız, Rehber köpek, beyaz baston ve sesli betimleme gibi bağımsız yaşam unsurlarıyla devam etti. Ama bu unsurların nasıl bir ayrımcılık nedeni olabileceğini anlatan bir ekran okuyucunun sözleriyle de sona erdi. Ne diyelim, sizler, bizler düşünmeye, sorgulamaya devam ederken,  dergi ekibimiz mücadele ruhumuzu güçlendirmek için yeni fikirleri servis etme hazırlıklarına başladı bile.

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Kalın.

 

 

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş