Toplam Okunma 0
Karanlık bir evin içi, yalnızca içeriye sızan ışıkla pencere görüntüleniyor.

Bazen gittiğimiz bir evde bazen de sokakta, hepimiz aynı hissediyoruzdur biliyorum. Bastonumuz elimizde olmasa öylece kalakalırız orada. İşte bu yüzden dört elle sarılırız bastonumuza. Çünkü biliriz birine bağımlı olmanın sonuçlarını. Beyaz bastonumuz elimizdeyken hiçbir sağlamcıyı sallamayız. Dışarıda baston kurtarıcımızdır. Peki ya hiç bilmediğimiz bir eve gittiğimizde ne yapacağız?

 

Kör bir arkadaşımızın evine gittiğimizde çok rahat ederiz ya da kendimizi daha rahat hissederiz. Arkadaşımız evine ilk kez geldiğimizi bilir ve kısa bir oryantasyon yapar evin içinde bize. Mutfak düzenini de bilmeyiz arkadaşımızın ama destek olmak istediğimizi söyleyince eşyaların yerini anlatır ve birlikte hazırlarız yiyeceğimiz yemeği. Böyle bir eve gittiğimiz zaman her şey çok kolay olur bizim için. Ya hiç bilmediğimiz bir eve gittiysek ve evdeki sağlamcılar hiçbir şey yapmamıza müsaade etmiyorsa… “Sen yeni geldin, sen görmüyorsun” gibi bahanelerle seni evdeki tuzluk gibi pasivize ediyorsa ne olacak?

 

Gerçi tuzluğun bile bir işlevi var, haksızlık etmeyelim kendisine. Belki de en doğrusu kafanı ağrıtacağına misafirliğin tadını çıkarıp önüne gelenleri yemektir. Öyle olunca da rahat olamıyorsun işte. Yapsan sürekli bir müdahale, yapmasan gönlün razı değil bu duruma. Yine de ben tüm müdahalelere rağmen bir işin ucundan tutmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

 

Çok kalabalık bir ailede büyüdüm. Çoğu zaman iş yapmak istemediğimde bile yengem toz bezini elime tutuştururdu onlar iş yaparken. Bu durumdan çok hoşlanmazdım ama bugün ne kadar kıymetliymiş öyle yapmaları, çok iyi anlıyorum. Birçok kez arkadaşlarla sohbet ederken ailesinin hiçbir iş yaptırmadığını, bırakın iş yaptırmayı hiçbir şeye dokundurmadıklarını söylediklerini duyduğum çok oldu. Ben de “Gerçekten bu kadar olur mu?” diye hep düşünüp dururdum. Oluyormuş vallahi gördüm.

 

Birileri evimize geldiğinde birçok işe ne kadar hâkim olduğumuzu gördükleri halde kendi evlerine gittiğimizde aynı işi yapma kısmında bize neden hiçbir iş yapamazmışız gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Bu bana ikiyüzlü olduklarından başka bir şey hissettirmiyor maalesef.

 

Evde her işi yaptığımı gören çocuğum, başkalarının yanında neden bir şey yapmadığımı sorsa ne cevap vereceğim? Çocuğuna körlüğün sadece bir farklılık olduğunu ve bir işi yapmana engel olmayacağını anlatırken başkalarının benim anlattıklarımın ya da gösterdiklerimin tam aksine davranmalarını nasıl açıklayacağım, orayı düşünen var mı acaba? Tabii ki benim gibi düşünmeyeceklerini gayet iyi biliyorum.

 

Birileriyle tek başına mücadele etmekle çocuğunla o mücadeleyi gösterebilmek biraz yorucu oluyor. Kör ebeveynler tam olarak ne hissettiğimi anlıyorlardır. Çünkü hepimiz farklı örneklerle olsa da aynı mücadeleyi insanlara karşı veriyoruz çocuğumuzla. Neyse ben burada daha da duygusala bağlamadan bitireyim artık. Tüm sağlamcılara karşı mücadele edebilme gücü diliyorum herkese.

 


Sesli Dinle

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yok.