Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

57. Sayı: Kasım 2018

Yıl: 2018 | Ay: 11

Editör: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke, Meral sözen

EEEH Dergi

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat

 

Sayı: 57

Kasım 2018

Editörler: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke, Meral Sözen.

Yazım Denetimi: Gülcan Altun, Pınar Yavuz.

Web Sorumlusu: Burak Sarı.

Ses Teknik Destek: Burak Sarı.

Yayınlayan: Engelsiz Erişim Derneği.

 

İletişim Bilgileri:

 

Web: http://eeeh.engelsizerisim.com

E-posta: eeehdergi@gmail.com

Facebook: www.facebook.com/eeehdergi

Twitter: www.twitter.com/eeehdergi

 

Editörden

 

Merhaba sevgili okurlar.

Belleğimizde biriken güzelliği çıkınımıza doldurup kapınıza geldik. Kapıda kalmayacağımızın verdiği özgüvenle bilinçlerinizdeki kalıcı misafirliğimizin heyecanını yaşamaktayız.

Malum Ekim ayı festival ayıydı. Hayal gücümüzün sınırsızlığıyla emek bir araya gelince, anlatılmaz yaşanır diyebileceğimiz bir festival oldu. Biz de anlatmaktan vazgeçip yaşatmaya karar verdik. Meral Sözen, gözlemlerini eşsiz anlatım gücüyle harmanlayıp zihin süzgecinde damıtarak festivali ölümsüzleştirdi. Yazıyı okumadan kemerlerinizi bağlayın. Dostların arasından bulutların üzerine bir yolculuk sizi bekliyor.

 

Bir diğer festival anlatımı da konuk yazarımız Gözde Kılıç’ın kaleminden. Gözde, yalın ve samimi anlatımıyla festivali evlerinize taşıyor.

 

Cansız bir nesne dile gelir mi? EEEH Dergi yazarlarının hayal gücü söz konusuysa gelir. Sevgi Mart, bastonuna dil kazandırmış. Onunla da yetinmemiş bastonunda bir zihin yaratmış. Kaval gibi ses verilerek, dile gelen bastonu duyanlara susmak düşer bu durumda. Malum, sevginin elindeki hukuk sopası başımızın üzerinde dönüp duruyor.

 

Baston dile geliyor, zihin kazanıyor, ete kemiğe bürünüyor ama kamyon kasaları ve market tezgahlarından oluşan utanç duvarları karşısında çaresiz kalıyor. Konuk yazarımız Mert Karagüzel, bu sorunu kendi deneyimleriyle kaleme almış. Genç bir sanatçıya, kamyon kasası üzerine üretim yaptırmak her topluma nasip olmaz değil mi?

 

Bu soruyu zihnimizin bir yerinde muhafaza edelim ve olumlu örneklerimizle devam edelim. Her şey kendi karşıtını yaratıyor sonuçta. Engeller ve önyargı ne kadar katıysa, aynı katılıkta bir bağımsız yaşam iradesiyle karşılaşıyor. Konuk yazarımız Habil Bozkurt, ‘3 B’nin İkincisi Beyaz Baston’ yazı dizisinin ikinci bölümünde bağımsız yaşam deneyimlerini anlatmaya devam ediyor.

 

Bağımsız yaşam fikri aşk gibidir. Zaman, mekân, sınır tanımaz. Genç konuk yazarımız Batuhan Demir, İngiltere’leri gezip gelmiş. Bir kere sınırları geçmenin tadına varan Batuhan, okur tarafından yazar tarafına atlayıvermiş. Ne güzel yapmış. Muhteşem bir geziye muhteşem bir anlatımla bizi de dahil etmiş.

 

Durun. Akademik dönemin ortasında gezi yazısı yayımlıyoruz diye kulağımızı çınlatmayın. Sizin için pratik bilgiler geliyor. Hem de ömrünün 28 yılını öğrenciliğe adamış bir kalem tarafından. Elif Emir Öksüz, özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin işini kolaylaştıracak deneyimlerini dikkatinize sunuyor.

 

Pratik bilgilerimiz öğrencilerle sınırlı değil. Bir bebeğiniz varsa yolculuklarınızı daha ayrıntılı planlamalısınız. Deniz Aydemir Döke, bu konuda Hızır gibi yardımınıza yetişiyor.

 

Engin Yılmaz, dayatılan 'normal'in analiziyle başlayıp, o 'normal'in sınırlarının bizler için ortadan kaldırılış serüveni olan 3 B'nin tarihinden, günümüz sesli kitaplarına çıkarıyor yolumuzu.

 

Ayrımcılık, sadece zihinsel yaralar açmıyor. Bir politika haline geldiğinde fiziksel soykırıma dönüşüyor. Finlandiya’da sağır kadınların yıllardır kısırlaştırılmasının ortaya çıkması, çeşitli tartışmalara neden oldu. Bahar Yavuz, doktor adayı bir arkadaşıyla bu haberi değerlendiriyor ve BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin maddelerini paylaşarak bu konuda soru işaretleri yaratma çabasına girişiyor.

 

Kara kış geldi kapımıza dayandı. Yaşam ateşinin sıcağına hangi kış dayanabilir? Bu sorunun yanıtını Burak Sarı'dan dinleyelim.

 

Evet dostlar, bu ay çıkınımızda bunlar var. Çıkınımızı sizlere teslim edip Aralık sayısına gidebilmek için limandan ayrılacağız. Ayrılmadan önce son olarak: güzel seslerini soluğumuza katan Sesimiz Kitap ekibine çok teşekkür ederiz.

Yeni sayımızı güzel günlerde okuyun, güzel anılar biriktirin. Bir ay sonra aynı yerde görüşmek üzere.

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş