Toplam Okunma 0

Herkese selamlar yeni bir mevsimden, yeni bir ümit zamanının başlangıcından. Nedendir bilmem, Eylül bana hep yılın asıl başıymış gibi gelir. Sanırım sürekli eğitim hayatının içinde olmamdan kaynaklı bir şey bu, bilemem. Ben de bu başlangıçta, ben gibi uluslararası okullara başvurmak isteyen öğrenci adaylarının, İngilizce yeterliliklerini kanıtlamak isteyen insanların girdiği bir sınavı, IELTS’i anlatacağım. Bu yazıda baştan sona nasıl ev rahatlığında girdiğimi bulacaksınız, belki siz de uygulayacaksınız. Hadi geç kalmadan başlayalım.

 

Hazırlık

Evet, hazırlık birinci nokta. Önemli, hem de çok. Yanlış hazırlanırsanız, sınavda puf puf olursunuz. O yüzden öncelikle kendi öğrenme yöntemlerinize, hızınıza, güçlü olduğunuz yerlere ve zayıf olduğunuz yerlere odaklanmak zorundasınız. Bunları bildikten sonrası rahat, çözülür merak etmeyin.

Sınavda dinleme, okuma, yazma ve konuşma yetenekleriniz test ediliyor. Dolayısıyla sizin bu noktalarda kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Bir de tabii yeni bir dilin olmazsa olmazı kelime var. Son durumda çalışmak zorunda olduğunuz alanlar dinleme, okuma, yazma, konuşma, kelime ve ihtiyacınız varsa gramer olmak üzere altı alandan oluşuyor. Benim naçizane tavsiyem, “Biliyorum ben yaaaaa ne olacak” demeden; hatırlatma amacıyla da olsa en baştan başlamanız olur.

Şimdi gelelim “Hoca ben dilden sıkılıyorum, başlatma İngilizce’ne” grubuna. Ben de sizdenim, ben de o grubun bir neferiyim. Sizler için verebileceğim en genel tavsiye, kendinize İngilizceyi kullanabileceğiniz bir hobi bulmanız olur. Benim için bu yazılımdı, sürekli kod videoları izledim ya da kod yazarken hata araştırması yaptım. Okuma ve dinleme resmen bu şekilde yükseldi.

Hatırı sayılır bir endişe kaynağı da çalışmak için materyal bulunması. Bu konuda da internette dehşet materyal bulabilirsiniz, hiç endişe etmeyin. GETEM’de başlangıçtan ileri düzeye İngilizce gramer kitapları, Youtube’ta gramer anlatan ya da IELTS teknikleri anlatan videoları bulabilirsiniz. Yine kaynak bulmakta zorlanırsanız, bana mail adresim üzerinden ulaştığınız takdirde sizlere kaynak gönderebilirim.

Hazırlık aşaması zaten ayrı bir olay, o yüzden burayı burada keselim de asıl kavgamıza odaklanalım derim.

 

Doooost Doost, İlle de Kavga!

“Neden kavga etmek zorunda kalıyoruz?” sorusunu bir kenara bırakarak kendinizi kavgaya hazırlayın. Bu, vereceğiniz psikolojik savaşın en önemli koşulu. Bunu yapmazsanız kaybedersiniz, net! Az kalsın kaybedecektim, ama dayandım.

Sınavı British Council ve IDP kurumları veriyor. Ben önce IDP’ye başvurdum; onlar “Sınav için önce başvuru yapın, daha sonra erişilebilirlik seçenekleri belirlenecek” dediler. Ben de bunu çok mantıklı bulmadım. Bir de birkaç arkadaş dinleme ile ilgili birkaç şey söylediği için British Council’dan sınav başvurusunu yaptım, isteklerimi de bir güzel yazdım.

Peki bitti mi? Elbet de hayır. Bir hafta sonra hemen başladılar: “Biz size bilgisayar veremeyiz, sadece okuyucu ve işaretleyici ile sınava girebilirsiniz.” Koca bir hassss……… Ben bunun kavgasını verirken, gönderdiğim raporlardan vs. Cambridge bana büyütülmüş baskıda sınava girmemin doğru olacağı hükmünü verdi. Kalemi kırdılar dostlar, bir şey yapmam lazımdı.

Yaptım. Önce Balat’taki kahvesini, sonra ….. Dur yav, o başkaydı. Şimdi sulandırmayalım, burası çok önemli. Bağırmak güzeldir ama mantıklı bağırmak efsane bir güzeldir. Mailde de bağırdım ve onlara çok mantıklı ama biraz sert bir dille raporlarda neden %90 oran yazdığını vs. anlatıp tekrar bilgisayarla sınava giren birinin olup olmadığını incelemelerini ve gözdeki bulguların ICD kodlarının açıklamalarını da yazarak iyice kör olduğum konusunda Cambridge’e baskı yapmalarını istedim.

Daha sonra gelen mailde sınava böyle birisinin girdiğini ancak sadece Windows Ekran Okuyucusu ile yazma testini gerçekleştirdiğini, bir başkasının da o yazılanları kağıda geçirdiğini anlattılar. Aynı yöntemi bana da uygun bulacaklardı ki yapıştırdım cevabı: “O yöntem bana uygun değil.” 2010’dan beridir Eloquence adlı bir sentezleyici kullandığımı, girdiğim tüm sınavlarda (İngilizceler dahil) bu sentezleyiciyi kullandığımı ve bu ses dışında yaptığım her okumanın benim için dinleme testi olacağını ifade ettim.

Uzun bir süre mail gelmedi ama beklemek için de sabrım kalmadı. Tekrar başvuru durumumu telefon üzerinden sert bir üslupla sordum. Çünkü sınavı 7 Ağustos’a almıştım, yurtdışı üniversite başvuruları açılana kadar notumun belli olması gerekiyordu.

Bu sefer konuşma dışında bilgisayar üzerinden sınava girmeme karar verildi ancak Windows Ekran Okuyucu ile… Öfkem yazıya sığmazdı, aramam lazımdı. Kan lazımdı bana, kavga lazımdı artık. Çünkü karşımda söylediklerimden hiçbir halt anlamayan bir güruh vardı ve onlara karşı öfkemi haykırmam gerekti milyonlarca kez yaptığımız gibi.

Aradım. Kavgamın en çetin yerinde, aman vermedim, acımadım. “Neden?” diyordum bağırarak, “Neden! NVDA var, JAWS var. Neden o programlar?”

“Şimdi onlar ücretli uygulama olduğundan veremiyor…” Hemen kestim ve “Yani siz, benim hakkımı sadece para harcamamak için mi vermiyorsunuz?” şeklinde bir soru sordum. Zaman almasından tutun da nasıl yükleneceğini bilememek gibi birkaç bahane geldi. Ben de gerekli bilgileri mail üzerinden göndereceğimi söyleyip telefonu nazikçe kapattım.

Son mailimde, NVDA ve JAWS’tan bahsedip Ekran Okuyucu’nun neden olamayacağını birkaç örnek üzerinden anlattım. NVDA’nın açık kaynak olduğunu, sadece küçük bir ücretle Eloquence yazılımının eklenmesi gerektiğini ve sonucunda erişilebilir bir sınavın mümkün olduğunu anlattım.

 

Sonuç

Tüm koşullarım, konuşma dahil bilgisayar verilmesi NVDA ve Eloquence ile, kabul edildi. 7 Ağustos Cumartesi günü de tıpkı evde deneme sınavlarını çözer gibi girip IELTS’imi yaptım ve gerekli puanı aldım. Peki neden bunu anlattım?

Benden önce onlarca kör bu sınava girmiş. Girenler de başkası okuduğunda gerçek performanslarını yansıtamayacağını bilen arkadaşlardan oluşuyor kanımca. (Hepsini tanımıyorum, çamur atıyormuş gibi görünmek istemem.) ama kafamda şu deli soru: Neden itiraz etmeyip verilenle yetinilmiş?

Şüphesiz milyonlarca sebep sunulabilir. Kavgadan kaçmak, bıkkınlık ki ben de bir ara kapıldım ve az kalsın vazgeçecektim, cesaret, alışkanlık ve daha üretebileceğim bir ton şey…

Ancak kazandığım zafer ortada, burada. Bundan sonra girmeyi düşünen varsa ki var biliyorum, yalnızca beni örnek göstererek istediğinizi elde edebilirsiniz. Elbet de bu bilgisayarla girmek istemeyenler için geçerli değil. Artık kurumun envanterinde NVDA ve Eloquence yüklü bir laptop var, sadece sizin sınava gireceğiniz şehre kargolanmayı bekliyor.

Son zamanlarda ülkede erişilebilirlik anlamında birçok şeyi kaybetmiş ve umutsuzluğa, huzursuzluğa düşmüş olabiliriz. Ancak başlıktaki sözü tekrar hatırlayalım: Huzur isyanda ve biz her zaman bu isyanın başını çekeceğiz.


Sesli Dinle

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yok.