Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Yeşil Kek

Yazar: Gülcan Altun

Toplam okunma: 1246

guleycane@gmail.com

 

Kek hastası biri olarak, bu aralar deneyip beğendiğim bir kek tarifini daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Anımsarsanız daha önce de bir kek tarifi paylaşmıştım. O kek tarifini kahve fincanı ölçüsüyle insanları şaşırttığı için biraz da muzipliğimden paylaşmak ihtiyacı duymuştum.

Şimdi paylaşacağım tarif aslında artık bilinen, hele hele televizyonlarda artık mantar gibi çoğalan yemek tarifi programları sayesinde sıkça duyulan bir şey. Ancak benim tattırıp ikram ettiğim pek çok kimse şaşırıp bilmediğini söyleyince, belki sizlerden de duymayan, bilmeyen vardır diyerek yazmak istedim.

Başlıkta da söylediğim gibi, bu kek yeşil görünen bir kek. Neden mi? İçindeki paraya kıyıp malzemeden çalmadan kattığınız bol Antep fıstığından. Desem de inanmayın. Antep fıstığının kilosu kaç para haberin var mı senin diyorsunuz değil mi? Vallahi piyasa ile pek ilgim olmadığından bilmiyorum ama hayat pahalılığı almış başını yürümüşken ve annem artık eve çok fazla getirmediğinden anlaşılıyor ki çok pahalı. Buraya ağzını hayli ayırmış bir gülümsemeyi yerleştirebilmek isterdim ama Word'de bu özellik var mı bilmiyorum bile. Neyse Engelsiz Eğitim'de Word dersleri veren Engin Yılmaz duymadan ben devam edeyim.

Kekimiz yeşil rengini, antepfıstığından değil, yapımında kullandığımız ıspanaktan alıyor. Ancak gören herkes onu Antep fıstıklı sanıyor. Ispanak ve kek ne tezat değil mi? Ancak inanın anlaşılmıyor bile.

İnternette gezdiğinizde pek çok tarif bulabilirsiniz aslında. Hepsi de aşağı yukarı benzer. Ancak bendeki tarif şöyle:

Büyüklüğüne göre ki bizdekiler küçük olduğu için, ben genelde dört yumurta koyuyorum. Sizin yumurtalarınız büyükse üç de koyabilirsiniz. Tarifinde bir buçuk bardak şeker diyor ama biz üzerine krema yaptığımızdan ve fazla şekerli olmasını istemediğimizden bir su bardağı şeker katıyoruz. Normal çay bardağından biraz daha büyükçe, şimdilerde ayda bardak olarak adlandırılan çay bardakları var. İşte bu ayda bardak ölçüsünde sıvıyağ, 2 su bardağı un, vanilin, kabartma tozu veee 1 su bardağı haşlanmış ıspanak.

Tariflerde yarım kilo ya da iki yüz gram deniyor genelde, biz de aşağı yukarı ikisinin arasında bir miktarda ıspanağı kullandık. Biliyorsunuz, ıspanak yıkanıp tencereye konduğunda hayli yer kaplayan, pişince küçücük kalan bir sebze. İşte bizimde yaklaşık 30-35 senelik Emsan çelik tencerelerimizin en küçüğünü dolduracak kadar ıspanağı kullanıyoruz diyebilirim. Bunun çok minik bir tencere olmadığını da belirtmek isterim. Bol suda yıkayıp saplarından ayırdığınız ıspanakları iyice süzün. Hatta elinizde sıkarak tencereye koyup altını yakın. Hiç su eklemediğinizden, o kısa sürede kaynamaya geçer. Altını kısın ve haşlayın. Haşlandığında kendilerini iyice bırakmış ve küçücük kalmış olacaklar. Haşlanmış ıspanaklarınızın altını kapatıp soğumaya bırakın.

Önceden dolaptan çıkarılıp oda sıcaklığına gelen yumurtaları çırpma kabına kırın. Elektrikli el blendırı ya da mikser yardımıyla iyice çırpın. Üzerine bir su bardağı şekeri ekleyerek çırpmaya devam edin. Bu şeker ve yumurta karışımını iyice bir çırpmak gerekiyor tüm kekleri yaparken bildiğim kadarıyla. Ben hep öyle yaparım ve keklerim genelde çok güzel olur.

Ben elektrikli el blendırı kullandığım için haşlanmış ıspanakları ayrıca rondodan geçirmiyorum ama siz mikser kullanıyorsanız ve mikser ıspanakları parçalamayacağı için, önce ıspanakları rondodan geçirin ve yumurtalı karışıma katın. Sıvıyağı da ekleyerek biraz daha çırpın. Ben hem yumurta hem de ıspanağın kokusunu alması için vanilyayı genelde bu aşamada iken katıyorum ve sonucun iyi olduğunu söyleyebilirim. İlk denemede böyle yapmamıştık ve ıspanak kokusu biraz daha duyuluyordu, sonraki denemelerde böyle denedim ve ben ıspanak kokusu almadım, tercih sizin.

Un ve kabartma tozunu tüm keklerde olduğu gibi eleyerek karışıma katarsanız kabarması için daha faydalı olacaktır. Ben daha önce duyduğum bir şeyi, yani unu kattıktan sonra kek karışımına çelik bir madde sürmeden tahta kaşıkla karıştırma işini son birkaç tariftir uyguluyorum ve faydasını gördüm. Un ve kabartma tozunu katıp tahta kaşıkla yedirdikten sonra çok da fazla çırpmaya gerek yok.

Bu ölçü kare borcama güzel oluyor. Bizim sürekli kullandığımız kek kalıbında kendini bu tür aromalı tarifler pek de fazla salamadı ve biraz basık oldu. Biraz büyükçe kare borcamda kendini iyi saldı ve güzel kabardı. Borcamı iyice yağlayın ve karışımı dökün. Bir tarifte yağlı kâğıt serdiğiniz fırın kabı diyordu ama ben bu şekilde hiç denemedim. Fırınınızın kek ayarını en iyi siz bilirsiniz. Zira bizim fırınımız hayli eski ama iyi pişirdiğinden vazgeçemiyor ve yaklaşık 180 derecede hemen hemen bir saate yakın pişiriyoruz.

Bir kürdan ya da bıçak yardımıyla pişip pişmediğini anladığınız keki fırından çıkarıp soğumaya bırakın. Ancak bu kürdan ya da bıçak sokma işlemini kekin kabarması esnasında yaparsanız, ne yazık ki kekinizi söndürürsünüz, dikkat edin. Benim muhtelif zamanlarda duyduğum ilk yarım saat ya da kırk dakika fırının kapağının dahi açılmaması gerektiğidir. Bu gerekliliği kendi adıma hep uygulamışımdır da.

Piştiğini anladığınız kekinizi fırından çıkarıp soğumaya bırakın. Kekinizi istediğiniz gibi servise hazır hale getirebilirsiniz. Şöyle ki: birçok tarifte bu kek sade kremşanti ile veriliyor. Ben kremşanti sevmediğim için ilk denemedeki misafir ikramı dışında böyle yapmadım. Siz dilerseniz bir paket hazır kremşantiyi bir su bardağı sütle çırparak kullanabilirsiniz. Bir tarifte de çikolata sosu ile sunulduğunu okumuştum. Ancak biz normal rulo pastada annemin kullandığı kremayı yapıp üzerine döktük. Bu krema: yarım kg. süt, birer yemek kaşığı tepeleme dolu un ve nişasta ile dört-beş yemek kaşığı şeker ile yapılan bir krema. Parlaklık vermesi için bir tatlı kaşığı kadar da tereyağı ekleniyor. Bence nefis oldu. Hatta bir denememizde yaptığımız gibi ip ya da bıçak yardımıyla ortasından ikiye ayırdığınız pastanızın alt bölümünün üstüne kremadan bir miktar sürüp diğer parçasını üzerine kapatır ve kalan kremayı üzerine dökerseniz, tam bir pasta görünümü elde etmiş olursunuz.

Ancak kremalamadan önce kekinizin çevresindeki sert kısımları bıçak yardımıyla kesin. Hatta bir tarifte üst kısmını da alın diyordu ama biz hiç almadık. Bu şekilde ayırdığınız sert kenarları rondodan geçirin ya da elinizle ufalayın. Kremayı döktükten sonra ufalanmış bu parçaları da kekinizin üzerine serpin. Pastanızın üzerine Antep fıstığı serpmişsiniz gibi bir görünüm ortaya çıkıyormuş. Ne zengin görüntü değil mi?

 

Düzeltme: Sevgili okuyucular, çok özür dileyerek yazıyı yazarken yaptığım bir yanlışlığı düzeltmek istiyorum. Keki yapmadan önce ıspanakların haşlanması aşamasında tencerenin altını kısmıyoruz. Benim aklım yazarken neredeydi bilmiyorum ama yemek yapmaya gitti sanırım. Zira altını kısarsanız ıspanaklar sulanır ve bu kek için bizim istemediğimiz bir şey. Bize ıspanağın haşlanmış sebze kısmı gerekli. Bu arada arada bir haşlanan ıspanakları karıştırmayı ihmal etmeyin.

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş