Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Akortlar Tam mı?

Yazar: Burak Sarı

Toplam okunma: 1612

burakburaksari@gmail.com

 

Merhaba sevgili okur, bu ay ayrımcılık meselelerine biraz ara vermek istedim köşemde. Hep olumsuzu olumluya çevirmek için uğraşacak değiliz ya; bu sefer de olumlu bir durumun sefasını sürelim. Bu ay size erişilebilir bir uygulamayı tanıtacağım. 

Dergi yazarlarımız ve okurlarımız arasında pek çok kişi müzikle haşır neşir.  Benim hayatımda olmazsa olmazlardan birisidir müzik. Müziksiz bir yaşamı hayal bile edemiyorum desem, abartı olmaz. Eminim ki, bu konuda yalnız değilim. Müziğe tutku derecesinde bağlı olan ve çok iyi enstürüman çalabilen insanlar var. Bir o kadar da, bu işe yeni heveslenen, bir müzik aleti öğrenmeye çalışan insanlar var. Bu uygulama da en çok onları mutlu edecek buna eminim.

Telli enstrüman öğrenenlerin belli bir yetkinliğe ulaşana kadar yaşadığı en büyük kâbus akort yapmaktır. Bu sorunla muhatap olanlar ya bir müzisyenden rica etmek zorunda kalır ya da deneme yanılma yöntemiyle akordu tamamlamaya çalışırlar. Bu sorunun çözümü için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.  Çeşitli sesler veren akort düdükleri ya da  telefondan ses almak bunlara örnek gösterilebilir. Telofon yöntemini bilmeyenler için, olayı biraz açıklayarak nostalji yapalım. Yavaş yavaş bizi terk etmeye yüz tutmuş olan ev telefonlarının ahizelerini kaldırdığımızda karşımıza çıkan ses A (la) sesidir.  Enstrümanımızın A telini bu sese göre akortlayabiliyorduk. (uzun sap bağlamanın alt teli, kısa saplı bağlamanın üst teli, kemanın 2. teli, gitarın 5. teli gibi.)  Ev telefonlarının tarih olmasına yol açan teknolojik gelişmeler birçok alanda olduğu gibi bu alanda da yardıma koştu.  Artık müzisyenlerin elinden Tuner adı verilen, akort cihazları düşmez oldu. Bu cihazlar genellikle harici ses alma yöntemiyle yani, enstrümana yaklaştırarak ya da harici yöntemle (jak yoluyla enstrümana bağlanarak) kullanılırdı. Bazılarında, notalara tuş atanmışken, bazılarında direkt sesleri algılayacak şekilde hazırlanmıştır. Gelmek istediğimiz sesi bulduğumuzda,  çeşitli işaretlerle uyarı verirler. Bu işaretler de genellikle görsel olur. Tam da olayın düğümlendiği nokta burası.  

Tunerler gelişti. Hatta telefonlarımıza ve bilgisayarlarımıza eklenecek kadar küçüldü. Teknolojinin ışık hızında ilerleyişi Tunerleri de tahtından etti. Artık bilgisayar ve telefonlara yüklenen Tuner uygulamaları var. Fakat düğümün çözülmesi zaman aldı. Körlerin kulaklarının daha fazla gelişkin olduğu zırvasından mı, körlerin bu programları ve cihazları kullanmasının akla bile getirilmediğinden mi bilmem. Her yerde tahakkümünü koruyan görmenin iktidarı, bu alanda da kendisini göstermişti. Hiçbir Tuner uygulamasını kullanamıyorduk. Öyle ya, yetenek sınavlarını yüz akıyla geçen körleri engellerini bahane ederek konservatuarlara almayan bir dünyanın, onların Tuner kullanabileceğini düşünmelerini beklemek çok da  akılcı olmazdı. Neyse, bu teknoloji çağında tabii ki her şeyin bir yolu bulunabiliyor.  Artık telefonlarımıza kadar Tuner uygulamalarının indiğinden bahsetmiştim. Bu uygulamalardan bir tanesi de  “Talking Tuner “isimli uygulama. Bu uygulama sayesinde akort ederken hangi seste olduğunuzu ekran okuyucunuzla takip edebiliyorsunuz. Ben uygulamanın İOS sürümünü kullanıyorum. Android sürümü de varmış ama henüz denemedim.

Uygulamaya Appstore’a girip, Talking Tuner yazdığınızda ulaşabilirsiniz. Yaklaşık fiyatı 2 TL civarında. Uygulamayı yüklediğinizde,  pencerenizdeki Talking Tuner yazısına tıklayarak uygulamayı açmış oluyorsunuz. Daha sonra, enstrümanınızdan ses veriyorsunuz. İlgili sesin kalınındaysanız “flat” incesindeyseniz “sharp”  diyor. İlgili sese geldiğinizde “tune” diyor. İlgili sesi bulana kadar, numara numara, nerede olduğunuzu belirtiyor.  Örneğin gitarın en alt teli mi notasıdır. Mi notası “E” harfiyle gösterilir.  Doğru sese geldiğinizde: “note, E is in tune” gibi bir uyarı alacaksınız. İlgili sesin kalınındaysanız, uzaklık konumuna göre uyarı verir. “Note E is 35 cents flat,  note E is 5 cents flat” gibi. İlgili sesten daha ince bir konumdaysanız, “Note E is 35 cents sharp, note E is 5 cents sharp” gibi bir uyarı veriyor.

Bağlamada kara düzen, bozuk düzen olarak bilinen akort sisteminde, yani uzun sapta; alt tel A oluyor. Talking Tuner’de “Note, A is in tune” uyarısını aldığınızda, la notasını bulmuşsunuz demektir.” Evet,  güzel uygulamamızın kullanım mantığı bu. Kullanımı kolaylaştırmak adına, notaların harf sembolünü sizinle paylaşmak istiyorum. 

La: “A”, si: “B”, do: “ C”, re: “D”, mi: “E”, fa: “F”, sol: “G”.

 Küçük bir akort tüyosuyla yazımı sonlandırıyorum. Telli enstrümanlar genellikle, 4’lü ya da 5’li aralıklarla akort edilir. Kulağınız ilgili aralığı algıladığında gitarda, üst teli, 4. tel yani “re” telindeki “mi” ile kontrol edebilirsiniz. Aynı mantıkla tüm tellerin kontrolünü gerçekleştirebilirsiniz. Udda da benzer bir mantık vardır. Bağlamada ise orta telin akordunu, alt telden alınacak ilgili sesle, üst teli de  ilgili sesin orta teldeki karşılığıyla kontrol edebilirsiniz. Erişilebilir ve müzik dolu güzel günlere. 

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş