Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Kapandı Sandıklar Yine, Oylar Gitti Ama Nereye

Yazar: Engin Yılmaz

Toplam okunma: 1192

engin_yilmaz@yahoo.com

 

Değerli dostlar, son 18 ay içerisinde tam 4 seçimi geride bıraktık. Her yönüyle hareketli bir dönem yaşadık. Ancak biz körler açısından ne değişti dersek, seçim gizliliği anlamında hiçbir şey.

Son seçim sonrası yine oyunu tek başına kullanamama nedeniyle yaşadıkları olumsuz deneyimleri paylaşan birçok arkadaşımız oldu. Bu deneyimlerden en acısını yaşayan bir arkadaşımız şunu anlatıyordu: “Seçimden sonra öğrendim ki, tüm aile anlaşmış, benim oyumu kendi istediğim partiye değil, anlaştıkları partiye atmışlar. Bundan seçim akşamı haberim oldu”. Bence sözün bittiği yer burası. Buradaki etik ayıplardan bahsetmiyorum. Arkadaşımın böyle bir şey yaşamasını sağlayan şey, Yüksek Seçim Kurulu’nun halen görmeyenleri biriyle oy kullanmak zorunda bırakmasından başka bir şey değil.

Sandıktaki görevli arkadaşlara güvenmediğimden değil, ama bu seçimde konuya dikkat çekmek için, ben de Oy Ve Ötesi Derneği’ndeki ilgililere seslenen bir mektup kaleme aldım. Mektubumda oy güvenliğimden emin olamadığımı, tercihimin doğru yere gitmesi için kendilerinden yardım istediğimi belirttim kısaca. Sağolsunlar hemen dönüş yaptılar.

Seçim sabahı Sevda ile birlikte sandık başına gittiğimizde, Oy ve Ötesi bina sorumlusu arkadaş da yanımızdaydı. Sandık görevlilerinin neredeyse bir dövmedikleri kaldı bizi. Çıkarabilecekleri her türlü zorluğu çıkarmaya çalıştılar. Sandık müşahidi olanlar, oy kullanamazmış, bir kişi 2 kişi yerine oy kullanamıyormuş. Aslında yasal olarak haksız değiller. Ama bundan önce defalarca aynı sandıkta Sevda ile oy kullanırken, hiç bunlar konu olmamış, sandık görevlileri hem bana hem Sevda’ya yardım etmişlerdi. Ama işin içinde Oy ve Ötesi olunca birden işi yokuşa sürmek için yapabilecekleri her şeyi denediler. Sağ olsun, Oy ve Ötesi’ndeki arkadaşımız, istedikleri kurallara uygun birilerini bulabildi ve oylarımızı kullanabildik.

Başta da vurguladığım üzere, mesele, o gün işimi halledip halledemem değil. Bazıları benim gibi şanslı olup bir biçimde oyunu kullanıyor. Bazısı Mürşide gibi, bozuk paralarla kendi çözümünü kendisi üretiyor. Bazıları diğer arkadaşım gibi doğrudan mağdur olabiliyor. Buradaki temel sorun oy gizliliğimizin açıkça ihlali. Ve bu durum anayasaya da aykırı. Çünkü anayasamız oyların serbest ve gizli kullanılmasını emrediyor. Ama bu kural tüm seçimlerde görmeyenler aleyhine deliniyor. Tüm bunları bu satırlarda defalarca yazdık aslında.

Üstelik sorun çözümsüz de değil. Engelsiz Erişim olarak 2008 yılından bu yana mücadele veriyoruz. 2008 yılında ilk oy şablonumuzu hazırladık. Mürşide bununla ilgili bir yazı yazmıştı EEEH Dergide. Şablon kısaca içine oy pusulasının konulduğu bir tablet. Her mühür basılacak nokta basacağımız kaşe büyüklüğünde deliniyor. Şablonun üst tarafına da Braille olarak rakamlar veya aday isimler konuluyor. Biz bu sistemi iki yıldır Boğaziçi Üniversitesi engelli öğrenci temsilci seçimlerinde zaten kullanıyorduk. Gamze de bu konuda yazmıştı dergimizde. Ayrıca bir tek biz değil, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de benzer bir oy şablonu kullanılmış. Denenmiş ve başarılı olmuş bir sistemden söz ediyoruz yani. Bu çözümler defalarca YSK yetkililerine, hem toplantılarda, hem çeşitli basın açıklaması ve eylemlerde aktarıldı.

Ayrıca geçen yıl, çok güzel bir konuşan oy makinesi tasarlandı. Bu makinede oy pusulası makineye yerleştiriliyor. Sistem gerçek zamanlı olarak pusulayı tarıyor ve siz her düğmeye bastığınızda bir sonraki parti veya adayın olduğu yere gidiyor ve o bilgiyi eksiksiz olarak seslendiriyor. Yani bir tek görmeyenler değil, okuma yazma bilmeyenler için de süper bir çözüm. Tek yapmanız gereken, onay düğmesine basmak. “Emin misiniz” sorusu karşısında tekrar onay düğmesine basmanızı takiben damga ilgili aday veya partinin altındaki yuvarlağa basılıyor ve pusula size geri veriliyor. Sistemi tasarlayanlar o kadar ince düşünmüş ki, mühür tam yuvarlağın ortasına bir makine basmış gibi basılmıyor. Bazen taşmayacak şekilde biraz yuvarlağın sağına, bazen de biraz diğer tarafına basıyor damgayı. Tıpkı bir insanın oy kullanırken yaptığı gibi.

Bunları niye anlatıyorum arkadaşlar? Körlerin tek başına oy kullanması, çözümü olmayan 4 5 bilinmeyenli bir denklem değil, onu vurgulamak için. En basitinden en kompleksine birçok güvenilir çözüm ortaya konmasına rağmen, halen her seçimde acaba oyumuz doğru yere gidecek mi, gitti mi sorusunu sormak artık bizim kaderimiz olmamalı.

Bu amaçla Engelsiz Erişim olarak yeni bir çalışma başlattık. Hazır tüm seçimler bitmişken, hazır en yakın seçimlere olağanüstü bir durum olmazsa 4 yıl gibi bir süre varken, meseleyi gündemden düşürmeden çözümlerimizi ve beklentilerimizi bir kez daha anlatmak istiyoruz Yüksek Seçim Kurulu ve diğer yetkililere. Son Beyaz Baston Festivali’mizin ana teması seçim erişilebilirliğiydi. Yazının başlığı da bu kapsamda Levent’in yazdığı seçim şarkısının ilk iki dizesiydi.

Kapandı Sandıklar yine,

Oylar Gitti Ama Nereye,

Elbet Direneceğiz Düzene,

Ey Devlet Hesap Ver bize.

Diye ilerleyen seçim şarkısını her gün onlarca kişi birlikte söyledik. Festival sırasında Yüksek Seçim Kurulu’na gönderilmek üzere yüzlerce ıslak imzalı dilekçe de topladık ve toplamaya devam ediyoruz.

Bu, uzun soluklu bir çalışma olacak. Bir change org kampanyası da başlattık. Yazıyı yazdığım sıralarda imza sayısı 1500 civarındaydı. Hedefimiz orada en az 10 bin imzaya ulaşmak. Yazının sonunda kampanya linkini de paylaşacağım sizlerle. Sonuçta en az 1000 ıslak imza ve 10 bin change org imzası hedefliyoruz.

Bunu tek başımıza bizlerin yapabilmesi mümkün değil. Herkesin yılmadan el birliğiyle desteğine ihtiyacımız var. Seçimlerde biriyle oy kullanmanın kaderimiz olmadığını, tam aksine bir engellenmişlik, bir anayasal suç olduğunu bir arada haykırmak zorundayız. Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat diyorsak, bunu yaşamın her alanında başarmak zorundayız ve en temel insan haklarımızdan biri olan seçme hakkımız bundan ayrı tutulamaz.

Yazımı Levent’in yazdığı şu dizelerle tamamlamak istiyorum:

Seçmen yalnız kalmasa,

Tercih mahrem olmazsa,

İrade sandığı bulmazsa,

İşin ne o zaman politika.

 

Körler sandığa varmalı.

Bastonu mühür yapmalı.

Seçim erişilebilir olmazsa,

Meclistekiler korkmalı.

Kimseyi korkutmak değil niyetimiz, tek isteğimiz herkes gibi seçme hakkımızı özgürce ve engelsizce kullanmak, çok mu şey bekliyoruz?

İşte change org kampanya linkimiz. Hadi çorbada sizin de bir tuzunuz olsun. İmzalayın ve paylaşın.

https://goo.gl/zE3Mkk

 

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş