Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Mış Gibi Yapmak Huzursuzluk ve İlgisizliğe Sebep Oluyor

Yazar: Elif Emir Öksüz

Toplam okunma: 1671

filerime@gmail.com

Sayı 38, Nisan 2017

 

Şimdi gözlerimizi bağlıyoruz ve etrafta dolaşmaya çalışacağız. Kör gibiymiş yapıp, kör olanların hayatlarının nasıl olduğunu anlayacağız. Haydi bakalım bir gönüllü alayım. Tekerlekli sandalyeye oturup yürüyemiyormuş gibi yapacak biri lazım. Sonuçta empati dolacaksınız, haydi!

 

Adına simülasyon denen bu saçmalıklar ne yazık ki eğitim dünyasında ve akademik dünyada sıklıkla kendine yer buldu. İnsanlar bu tumturaklı mizansenleri ortaya koyabilmek için harcadıkları çabalar nedeniyle kendilerini mutlu ve huzurlu hissetti. Öyle ya, engellileri anlamak içindi her şey. Peki kadınları anlamak için etek giyin, erkeklerle empati kurmak için kravat takın desem ne dersiniz?

 

Biz engelliler olarak, elimizden geldiğince ve dilimiz döndüğünce bu mış gibi yapma saçmalığına karşı çıktık hep. Hiçbir bilgi ve beceri sahibi olmadan oynanan bu komedinin, faydadan çok zarara sebep olduğunu savunduk. Gözünü bağlayıp ortalığa beş dakikalığına salıverilen insan, ne baston kullanmayı bilir, ne diğer duyularından bizim kadar yararlanmayı. Dolayısıyla kendini derin bir çaresizliğin içinde hissedebilir. İşin kötüsü, tüm körleri hep bu çaresizlikle birlikte yaşıyor zannedebilir.

 

Neyse ki bazı bilim insanları olaya bizimle aynı açıdan bakıyor. Psikolog Michelle Narıo-Redmond yaptığı son araştırmayla, simülasyonların engellilere ve engelliliğe yönelik korku, endişe ve acıma duygularını ortaya çıkardığını ve faydadan çok zarar verdiğini gösterdi. Birkaç dakikalığına engelliymiş gibi yapmanın, engellilerin kullandığı çeşitli baş etme mekanizmalarını ve teknikleri anlamada yetersiz kaldığını ortaya koydu. Araştırmanın sonunda, engellilikle ilgili bir şeyler öğrenmek isteyen insanlara, engelli kişilerle birlikte vakit geçirmeleri, onların ilgi alanları ve başta erişilebilirlik sorunları hakkında bilgi edinmeleri ve engelsiz hayat mücadelelerine nasıl katkıda bulunabileceklerini sormaları öğütleniyor.

 

İşte, bizim söylediklerimize bilimsel bir destek. Bu tarz simülasyon çalışmalarından medet ummanın modası batmıştır. Artık dağılabiliriz.

 

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2017/04/170411151019.htm#.WPAXD3bv1Bs.facebook

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş