Yazılarda Ara

İSTANBUL DEĞİLİM AMA BEN DE ANLATAYIM…

Uzun zamandır sesli betimleme üzerine bir değerlendirme yapmadığımı fark edip bir film üzerine yazmaya karar verdiğimde, yeni eklenen filmler için GETEM'e şöyle bir baktım. “Anlat İstanbul” adlı film dikkatimi çekti. Neymiş ki diye tıkladığımda kendimi Oscar geçit töreninde gibi hissettim. Yerli sinemanın bildik pek çok yüzünün adı geçiyordu oyuncular arasında. Hatta kadroda tanınmadık isim yok gibiydi. Gerçi film 2005 yapımıydı ama sesli betimlemeli filmler furyasına katılmasının bir kaç aylık geçmişi vardı.

Her zamanki gibi film hakkından kısa notlar ile başlayalım anlatıya. Dediğim gibi 2005 yapımı olan film, dünya klasiklerinden çok bilinen Beş Çocuk masalının İstanbul'da büyüklere uyarlanmış hali diye tanımlanabilir bence. Ve bu beş ayrı masalı beş ayrı yönetmen çekmiş. Kimler mi?

Ümit Ünal, Selim Demirdelen, Kudret Sabancı, Yücel Yolcu, Ömür Atay. Senaryosu Ümit Ünal tarafından kaleme alınan filmin yapımcısı ise Erol Avcı. Müzikleri Gökhan Kırdar tarafından hazırlanan filmde rol alan her biri birbirinden ünlü oyuncular ise masallara göre şöyle:

Fareli Köyün Kavalcısı; Altan Erkekli, Özgü Namal, Mehmet Günsür, Erkan Can,

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler; Çetin Tekindor, Azra Akın, Vahide Perçin, Nejat İşler, Hilal Arslan.

Kül Kedisi; Yelda Reynaud, İsmail Hacıoğlu, Şevket Çoruh, Güven Kıraç, Hasibe Eren, Selen Uçer, VJ Bülent "Bülent Çarıkçı".

Uyuyan Güzel; Nurgül Yeşilçay, Selim Akgül, Erdem Akakça, Mazlum Çimen.

Kırmızı Başlıklı Kız; İdil Üner, Ece Hakim, Fikret Kuşkan, Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Ercan.

Haksız mıymışım? Film, dram, duygusal ve fantastik olarak; Beyaz Perde sitesinde dramatik komedi şeklinde  kategorilendirilmiş. Puanlamaya gelince; Sinemalar.com sitesinde 8,0; İMDB sitesinde ise 7,4 oranında oy almış. Beyaz Perde'de ise  hem üyelerin hem de Beyaz Perde'nin ayrı ayrı verilen puanlamasından 4,0 almış ki bilenler bilir bu söz konusu site için çok iyi anlamına gelmektedir. Aynı sitede film şu cümlelerle özetleniyor:

“Sıradan bir klarnetçi Fareli Köyün Kavalcısı olur, talihsiz bir fahişe Külkedisi'ne dönüşür, yalnız bir kadın Uyuyan Güzel olur, Pamuk Prenses ise kısa zaman içerisinde sekizinci cücesini bulur...”

Yüzyıllardır dilden dile dolaşan, defalarca sinemaya ya da tiyatroya dönüştürülen ya da kaynaklık eden bu beş önemli masal, İstanbul'un eşsiz güzelliği ve görünmeyen alemleriyle birlikte bu büyülü şehirde geçen beş hikayeye dönüşüyor. Ancak bu kez her şey beklediğimizden daha kirli... Birbirlerini ortak noktada buluşturan tek şey ise içtenlikle kurulmuş masal ruhları oluyor.

Sitedeki paragrafa bu noktada ben şu cümleyi ekleyebilirim. Bu beş masalın bir ortak noktası da film içinden verilebilir. O da izleyenlerin fark edeceği gibi mafya babası Kral İhsan. Sitedeki açıklama ise şöyle devam ediyor:

“Beş ayrı yönetmen tarafından çekilen bu beş farklı hikaye bu anlamda sinemamızın öncül yapıtlarından biridir.”

Film hakkında bu kadar bilgi verirken ödüllerinden söz etmemek olmaz. Yapım pek çok yerden çok çeşitli dallarda ödüller almış. Merak edenler için burada konuyu daha fazla uzatıp sizleri sıkmamak adına yazımın sonuna ilgili bağlantıyı ekliyorum.

Sesli betimleme değerlendirmesine geçmeden önce haddim olmayarak ama bir izleyici olarak film hakkındaki birkaç fikrimi söylemek isterim.

Mesela Altan Erkekli'yi ilk kez bu kadar kötü rol yaparken seyrettim. Karısını bastığı sırada güya yıkık bir adam ama sesinde o yıkık tınıyı çok derinden duyamadım ben. Emanet gibi kalmış üstünde sanki.

Başka bir sahnede ilaç içirilmiş ve etkisinin artık tavan yapmış olması gereken uyuşturulmuş İdil her nasılsa dipçik gibi delikanlı bir adamdan kurtulup kaçmayı başarabiliyor. Tuhaf geldi bana doğrusu. Öte yandan Azra Akın da tıpkı Hilmi abi, yani Altan Erkekli gibi çok sahte ağlıyor. Bunlar filmle ilgili benim dikkatimi çeken ayrıntılar çok daha fazlasını yazımın sonuna eklediğim bağlantılardan sinema eleştirmenlerinin kalemlerinde bulabilirsiniz.

Betimleme değerlendirmesine gelince: Önce betimleme emekçilerini de not düşmekle başlayalım. Betimleme metin yazarı: Hülya Gülay Ogelman. Biz metni Emine Kolivar'ın sesinden dinliyoruz film boyunca. İşitme engelliler ve sağırlar için eş erişimini ise ayrıntılı Altyazı çevirisini yapan Belgin Yılmaz ile işaret dili çevirisini gerçekleştiren Müjde Kolçak Gürbüz sağlıyor. Tüm bunların son kontrollerini Fulya Akbaba, Ela Korgan, Samet Demirtaş yapmışlar. Ses Montajda Nisa Namazova'yı; teknik yapımda ise her zamanki gibi Yeni Gökdelen Tercüme ve Dağ Prodüksiyon'u görüyoruz. Bu filmin afiş betimlemesi de mevcut ve betimlemeyi yine Hülya Gülay Ogelman tarafından yapılmış.

Son yıllarda betimleme iyice gelişme gösterdi ve hemen hemen kusursuz işler çıkmaya başladı. E bu da bizim ekmeğimizi keseceğe benziyor ama olsun. Biz de incık cıncık didikler, kadı kızının kusurunu elbet buluruz. Tıpkı bu filmde olduğu gibi. Bulduklarımı aşağıya tek tek yazıyor ve sizlerin de değerlendirmesine sunuyorum.

Sinema eleştirilerinden birinde dendiği gibi sürekli konuşuyor kahramanlar. Öyle ki filmin pek çok yerinde, özellikle ilk başlarda sesli betimleme yapabilmek için boş aralık yakalayabilmek neredeyse imkansız gibi. Bu tabii ki sesli betimlemenin kusuru değil. Ancak ben, “Neden sesli betimleme burada yok?” denirse diye sinema eleştirmenlerinin dahi eleştirdiği bir durum olduğunu belirtmek için buraya not düşmek istedim.

Başlangıçta masalların giriş anekdotları verildikten hemen sonra masal kahramanları kadın ve erkekler tek tek gösteriliyor anladığım kadarıyla. Bunların her biri kısa saçlı kadın, esmer kadın, bıyıklı bir adam, esmer bir adam, dövmeli bir adam vs şeklinde tek tek betimlemeci tarafından söyleniyor. Ancak film tamamen bittikten sonra tekrar izlendiğinde bunların kim olabileceğine dair çok dikkat ederseniz, kafanızda bir şeyler aydınlanıyor. Mesela ben ikinci hatta üçüncü kez izlediğimde örnek olması bakımından dövmeli adamın Rıfkı rolündeki Mehmet Günsür olduğunu anladığımı söylemeliyim. Oysa ki sinema seyircileri ekranda akan bu görüntülerin o an için filmde ne kimlikle durduklarını bilmeseler de hangi oyuncular olduğunu görebiliyorlar. Fakat kör izleyici hangi oyuncular olduğunu asla bilemiyor. Gerçi burada da şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. Bu görüntüler o kadar hızlı akıyor ki o boşluğa mesela, “Mehmet Günsür, dövmeli bir adam” nasıl sığdırılır, bilemedim. E bu da sesli betimleme sanatının işi deyip topu onlara atıp toz olsam iyi olacak.

Pamuk Prenses masalının işlendiği sahnelerden birinde betimleme seslendirmeninden duyduğumuz kadarıyla Ramazan'ın üzerinde bulunduğu mazgalın altından İdil ile Cüce Güçlü geçmektedir. Ancak “en azından benim anlamadığım, herkes için böyle midir bilmem?” Ramazan, mazgalın altından peşinde olduğu kişilerin geçtiğinin farkına varıyor mu? Bu net değil bana göre.

Aynı masalın diğer bir sahnesinde, ki bu sahnenin hemen ardından Uyuyan Güzel masalına geçiliyor, Ramazan İhsan'ı vurduktan hemen sonra mutfaktaki telaşlı ortam veriliyor. Bu betimlemede gayet anlaşılır yansıtılıyor. “Şehmuz, Musa'ya adresi yazdığı kağıdı tutuşturur ve Musa koşarak üst kata çıkar.” Yani betimleme böyle anlatıyor. Yine betimlemeden Ramazan'ın sakince uzaklaştığını öğreniyoruz. Sonra "Şehmuz akşam vakti boğaz kıyısındaki bir otobüs durağından karşıya geçiyor." diyor betimlemeci ve devam ediyor. "Seyfo'nun Yeri isimli dış cephesi gazete kağıtlarıyla kaplanmış bir dükkanın önüne geldi. Kapının kapalı olduğunu fark edince etrafa bakındı. Kağıtların arasından içeri odaklandıktan sonra hayal kırıklığıyla kalakaldı."

Bütün betimleme metnini yazdığım yukarıdaki anlatıdan benim anladığım: Otobüs durağında karşıdan karşıya geçen kişi Şehmuz değil aslında Musa. Çünkü filmin akışından ve betimleme seslendirmeninin anlatılarından doğru okuduysam Şehmuz'un işi mutfaktaki telaşta bitiyor. Masalın geri kalan kısmının kahramanı yalnızca Musa.

Laf aramızda ben sizlere bu yazıları yazabilmek için çoğu kez filmleri en az iki-üç kez izliyorum. Dolayısıyla bu saydıklarımı ortaya çıkarabilmek için adeta betimleme sesine kelime kelime mercek tutuyorum. Görünen o ki gitgide ekmeksiz kalacağım. Gülmekten yerlere yatan ifade simgesi.

 

Beyaz Perde eleştirisi için tıklayınız:

http://www.beyazperde.com/filmler/film-60700/elestiriler-beyazperde/

 

Film Eleştirileri Sinema sitesi eleştirisi için ise burayı tıklayabilirsiniz:

http://www.filmelestirisi.com/elestiri/anlat-istanbul

 

Sinema Türk sitesinin ödülller hakkındaki detaylı listesi için tıklayınız:

http://www.sinematurk.com/film/8601-anlat-istanbul/

 


Sesli Dinle

Yorumlar

Yorum mevcut değil.