Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

Nereden Geteme

Yazar: Mürşide Ciğerlioğlu

Toplam okunma: 1471

mursidecigerlioglu@gmail.com

 

Birçoğumuzun hayalidir. Zahmetsizce kitaplara erişebilmek… Bu yazımda kısaca bu hayale nasıl yaklaştığımızı anlatmak istedim. Ben seksen kuşağıyım öncesini bilemem tabi. O yüzden öncekiler bana kızmasın ama…  Kendi dönemimde kendi yaşadığım zahmeti bilir anlatırım ancak. Kitap okuma konusunda genel geçer iki büyük problemimiz bulunmaktadır. Bu problemlerin ilki yayınlanan kitapların büyük bir çoğunluğunun matbu olarak yayınlanmasıdır. Bu da yayınlanan kitapların hemen hiçbirine görme engellilerin erişememesi anlamına gelmektedir. İkinci problem ise görme engellilerin erişimine uygun hale getirilen kitapların boyutsal büyüklüğüdür.


İlk problemin çözümü ekran okuyucu ile bilgisayar kullanmak yöntemidir. Bir tarayıcı aracılığıyla kitapları bilgisayara aktarmak ve ekran okuyucu yardımı ile taranılan kitabı okuyabilme sevdasıdır beni bilgisayar ile tanıştıran.  Mantık iyi, söylemesi dile kolay ama gelin bir de uygulamada yaşananlara bakın. Evvela bilgisayarı kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor. O dönemlerde evlerde bilgisayar kullanımı yeni yeni başlıyor. Yani fareyle iki tıklama ile yapılan işleri bilen bile çok az, değil ki sadece klavye ile ekran okuyucu aracılığıyla kullanabilmek çok çok zordu.  Hazır söz buraya gelmişken o dönemde bu yöntemi öğrenebilmem için bana maddi manevi elinden geldiğince her türlü desteği sağlayan öncelikle halam Can Yetkin’e, ilgili dönemde Braille Teknikte bana destek olan Hüseyin Pala ve Uğur Demirci’ye ve aynı dönemde Altı Nokta Körler Derneğinde bilgisayar öğretmenliği yapan Adem Vural’a bana bu yöntemi kullanabilmem için sağladıkları yardımlardan dolayı sonsuz teşekkür ederim.

Velhasıl yöntem çok kolay değil ama zor bela sabır ve azim ile öğreniliyor öğrenilmesine de bu tekniğin bizim ile ilgisi olmayan başka zor kısımları da vardı. Taranan kitabın karakterlerinin hatalı çıkması, kelime anlamını değiştirebildiği gibi bir cümleyi tamamen anlamsız hale de getirebilmektedir. Kitapları tararken kaybettiğimiz zamandan bahsetmiyorum bile. Ama olsun bunlara rağmen bile üniversitedeyken sınavda sorumlu tutulduğumuz birkaç kitabı okuyabilmiş ve sınavda başarılı olabilmiştim. Hiç değilse hiçbir yerde bulamayacağım ve kimseye o kadar kısa sürede okutamayacağım kitapları okuma imkânı elde etmiştim.

Bildiğim kadarıyla şimdilerde Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde var olan, açılımı Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı olan GETEM kendi öğrencilerine bu hizmeti kusursuz bir şekilde sağlıyor. Başka üniversiteler de bu hizmeti görme engelli öğrencilerine sağlıyor ama sayıları hala yetersiz olduğu gibi, kimlerin görme engelli öğrencilerine erişilebilir kitap hizmeti sağladığıyla ilgili kesin bir bilgimiz yok. Böyle bir bilgi YÖK’ün internet sayfasında olsaydı, özellikle tercih döneminde, görme engelli öğrencilere erişilebilir üniversitelerle ilgili fikir verebilirdi.


Gelelim ikinci probleme,  ben sesli kütüphanelerle 2000’li yılların başında tanıştım. O dönemlerde kitaplar, teyp kasetlerine okunarak kaydediliyordu. Bu şu anlama geliyordu ki ortalama büyüklükte olan bir kitabın 12-15 kasete sığması demekti.  Bu da kasetlerin taşınması, sıralı olan kasetlerin bir vesile ile sırasının karışması veya kaldığın yerde istenildiği gibi hareket edilememesi gibi zorlukları beraberinde getiriyordu.  Ses kaydındaki kaliteden söz etmiyorum bile çünkü o bizim için büyük bir lükstü. Bu şartlar altında evde kitabı belli bir konforda okuyorduk okumasına ama kitap sadece evde okunmaz ki. Örneğin seyahat halindeyken kitap okumak, bir yerde arkadaşını beklerken kitap okuyarak oyalanmak ne kadar güzel fırsatlardır. Ancak bu fırsatların bedeli bizler için biraz ağır olmaktaydı. Çünkü kasetleri taşımak için bir çanta, çantanın içinde bir teyp, kulaklık ve yedek pillerle bu çantanın ağırlığı 5 kiloya yaklaşıyordu. Bazen de dolu sandığın pillerin boş olduğunu görmek ya da taşıdığın kasetlerden birinin bozuk olduğunu fark etmek bütün çekilen bu zahmeti çöpe attırmaktaydı. Uzun lafın kısası bunları yaşarken, çok özenirdim çantasından kitabını çıkarıp okumaya başlayanlara…


Neyse eğer yanılmıyorsam görmeyenlere en kolay yoldan kitabı ulaştırma hizmetini Altı Nokta Körler Derneğinin Ankara şubesi başlattı. Ancak Altı Nokta o zamanın teknik olanaklarına göre kitapları kaset formatında gönderiyordu adreslere ve yukarıda söylediğim sebeplerle bu kullanım kısıtlılığı oluşturuyordu. Aynı amaca hizmet eden Beyazıt Körler ve İzmir Atatürk İl Halk Kütüphaneleri gibi daha yerel bazda kalan kütüphanelerde vardı. TÜRGÖK ile birlikte CD ortamında hazırlanan sesli kitaplar adreslere gönderilmeye başlandı. Bu ise benim için altın değerindeydi. Yeri gelmişken sn. Gültekin Yazgan’ı rahmet ve şükran ile analım. Daha sonra GETEM kuruldu. GETEM sesli kitapları web siteleri üzerinden üyelerine dinleme ve bilgisayarlarına indirme imkânını sundu. Bu görme engelliler için ciddi kolaylık sağlayan bir aşama oldu. Ama zaman çok hızlı geçiyor bir süre sonra kitap indirme işi dahi sıkıcı ve yavaş gelmeye başladı.  Neyse ki tam bu sırada GETEM kendini yeniledi ve en azından biz IPhone kullanıcıları olarak artık çantamızdan kitabı çıkarır gibi telefonumuzu çıkarıp öncekine göre nerdeyse sıfır zahmet ile kitaplarımızı okuyabilir hale geldik. Nasıl mı oluyor? Şöyle ki; eğer cihazınızda voice dream uygulaması kuruluysa, Getem kataloğundan herhangi bir sesli kitabı aratıyoruz. Kitabın içine girip tümünü indir bağlantısına tıklıyoruz ve bir süre bekliyoruz. Karşımıza bir uyarı penceresi çıkıyor. Buradan voice dream ile aç seçeneğini seçtiğimizde hepsi bu. Tüm kitap, tüm ayrımlarıyla beraber voice dream kitaplığımıza atılmış oluyor. Ayrımları tek tek indirme zahmetine katlanmadan, tek bir tıklayışla IPhone cihazımıza almış oluyoruz. Daha sonra voice dream içinde kitaba kaldığımız yerden devam etme, okunma hızını arttırıp azaltabilme, istediğimiz gibi ileri geri alma gibi tüm seçeneklere sahibiz. Yani artık bir sesli kitabı, en fazla yarım saatimizi harcayarak telefonumuza indirip okumaya başlamamız mümkün. Daha ayrıntılı bilgi için:

www.getem.boun.edu.tr

Adresini ziyaret ederek ve Getem Direktörü ve aynı zamanda dergimiz yazarlarından Engin Yılmaz’ın dergimizin ilk sayısındaki Voice Dream uygulamasıyla ilgili yazısına:

http://engelsizerisim.com/eeeh/yazi/6/voice_dream_bir_kitaplik

adresinden erişerek fikir sahibi olabilirsiniz.
Kitap okuma konusunda bizleri birçok zahmetten kurtaran GETEM ekibine ve sn Engin Yılmaz’a emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Bilgiye ulaşmanın ve okumanın herkes için aynı anda erişilebilir olması dileğiyle.

 

Yazarın eski yazıları

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş