Yazılarda Ara

Gamze Sofuoğlu

Gamze Sofuoğlu Hakkında

E-posta Adresi:

Gamze Sofuoğlu Tarafından Yazılan Yazılar


Gün geçmiyor ki engellilikle alakalı yeni bir proje duymayalım. Bu projelerin hemen hemen hepsi sosyal sorumluluk projesi olarak tanımlanır bizim buralarda. Sosyal zorunlulukları o kadar önemsemiyoruz ki, aklımıza gelen engelliliğe dair her proje fikri otomatik olarak kendisini sosyal sorumlu projelerin arasında buluveriyor. Devletin her kurumu, her şirket, her belediye, her üniversite, aslında her bir birey sosyal zorunluluklarının farkında olsa, hiçbir sosyal sorumluluk projesine ihtiyacımız olmayacağı kesin.


Merhaba değerli EEEH okurları. Bu yazıyı bu sefer bir misafir yazarımız Kürşat Ceylan’la birlikte hazırladık. İstedik ki medyada ve sosyal medyada bolca duyduğunuz WeWALK akıllı baston projesinin çıkış hikâyesini herkesle paylaşalım. Bunun için biraz geriye gideceğiz.


Türkiye’de yaşıyorsanız, hayatınızın büyük bir bölümü ÖSYM sınavlarının stresiyle geçer. Liseye girerken sınav, üniversite için sınav, yüksek lisansa başlamak için sınav, memur olacaksan sınav, öğretmen olacaksan sınav, doktor olacaksan sınav… Sınav sınav sınav... Bu sınavların gerçek başarıyı ölçmede yeterli olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu olarak şöyle kenarda dursun.


Gün geçmiyor ki engellilikle alakalı yeni bir proje duymayalım. Bu projelerin hemen hemen hepsi sosyal sorumluluk projesi olarak tanımlanır bizim buralarda. Sosyal zorunlulukları o kadar önemsemiyoruz ki, aklımıza gelen engelliliğe dair her proje fikri otomatik olarak kendisini sosyal sorumlu projelerin arasında buluveriyor. Devletin her kurumu, her şirket, her belediye, her üniversite, aslında her bir birey sosyal zorunluluklarının farkında olsa, hiçbir sosyal sorumluluk projesine ihtiyacımız olmayacağı kesin.


Engelsiz Erişim Derneği, Selen Özel Bilgi Yarışması’nın sekizincisini 9 Mayıs 2015 günü Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. Bu seneki yarışma, gerek organizasyondaki başarısıyla, gerek yarışmacılara ve izleyicilere eğlenceli dakikalar yaşatmasıyla, gerek insanları başka şehirlerden yarışmaya katılmak veya izlemek için İstanbullara getirebilecek çekiciliğe sahip olmasıyla ve daha pek çok gerekçelerle takdiri hak eden bir organizasyon halini aldı. Ama takdiri en çok hak eden özelliği, Engelsiz Erişim Derneği’nin her organizasyonunun merkezine yerleştirdiği, erişilebilirliğiydi… Devamını Oku...


Televizyon programında babasının kendisine tecavüz ettiğini söyleyen genç kadın… Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum!... Babası tarafından öldürüldü. Baba… Medya olayları abartıyor, kadına yönelik şiddet algıda seçicilik!... Babasını kamuoyuna mahcup etti indirimi aldı. Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün!... Tecavüz ettiği kadın bakire olmadığı için… Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem!... Zaten bakire değildi indirimi aldı. Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum!... Tecavüzünü kameraya kaydeden erkek… Dekolte giyene tecavüz… Devamını Oku...


Görmeyenlerle alakalı en merak edilen, en sık sorulan sorulardan biri, görmeyenlerin görme duyusu dışındaki duyularının gören insanlara göre daha iyi olup olmadığıdır. Siz görmüyorsunuz ya o yüzden kulaklarınız daha iyi duyuyordurlar, görmeyenlerin parmakları daha iyi hissediyormuşlar, vesaire, en sık tanık olduğumuz gören görmeyen karşılaştırmalarından biri. Bazı görmeyenler bu karşılaştırmadan galip çıktığını düşünüp bu tartışmalı galibiyetin tadını çıkarırken, bazı görmeyenler de bu inanışı tamamen reddederler.


Ben 2015’te yayımlanan bu ilk yazımda, Turkcell’in Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle yürüttüğü Turkcell Hayal Ortağım servisinden kısaca bahsedip servis içerisinde yer alan Yol Arkadaşım kategorisini ve içerisinde bulunan İstinye Park yeniliğini sizlerle paylaşacağım. Turkcell Hayal Ortağım servisi, görme engellilerin haberlere, güncel köşe yazılarına, eğitimlere, kitaplara, konum bilgilerine, kapalı alan navigasyonu gibi pek çok içeriğe ulaşabilecekleri bir servis.


İstiklal Caddesi’nde yürüyorum. Önemli bir davete geç kalmamak için kalabalığın içinde koşturuyorum. Dedim ya önemli bir davet, ee her önemli davete giden insan gibi süslenip püslenmişim tabii. Makyaj yapmışım mesela, saçımı yapmışım, yetmemiş üstüne Türkiye standartlarında kısa bir etek giyme gafletinde bulunmuşum, hatta o da yetmemiş topuklu ayakkabıları çekmişim altıma. Şimdi makyajdır, efendim saçtır, etek artı topuklu ayakkabıdır bunlar bir yere kadar zorlarsak belki sıradanlaştırılabilir; ama bunlara ek olarak taşıdığım bir aksesuar sıradanlaşma çabalarımı cevapsız bırakacaktı…


Okuyanlar muhtemelen hatırlayacaktır, EEEH Dergi’nin mayıs sayısında, görme duyusunun diğer duyuları ezme konusundaki ustalığı üzerine bazı bilimsel çalışmaları da özetlediğim bir yazı kaleme almıştım. Bu ayki yazımda yine duyular arası bir yarışla karşınızdayım. Görmek baskın dedik, peki ya görmenin işlevlerinden birini tam olarak yerine getiremediği çok özel bir alanda, başka bir duyu görmenin yerine geçebilir mi?

 


EEEH Dergi’deki bu ilk yazımda, evrimsel olarak pek çok duyudan daha genç olan görme duyusunun, diğer duyuları nasıl ezip geçebildiğinden bahsedeceğim. Bunu, duyunun kendisi üzerinden ele almanın yanısıra, zihinsel süreçlere, özellikle de belleğe, daha çok bilinen adıyla hafızaya, olan etkisi üzerinden de ele almaya çalışacağım. Bu ele alış sürecinde de bilişsel psikolojinin bulgularından faydalanacağım.