Yazılarda Ara

Kör Müyüm Topal Mıyım?

Toplam Okunma: 121

Sevgili okurlar, eminim hepinizin dikkatini çekmiştir yeti farkı olanlar hakkında yapılan genellemeler. Aynı yeti farkına sahip olmamız bizi tek bir kalıba sokarmış gibi düşünülür. Yaşadığımız çevre, ailemizden ve okuldan aldığımız eğitim, karakteristik özellikler, doğuştan getirdiklerimiz ve daha pek çok şey görmezlikten gelinir ve genellemeler yapılır. İşte bu bakış açısının yarattığı tuhaf çıkarımlardan birine, sıradan bir iş gününde rastladım.

Çalıştığım iş yerinde, bizim ofisin önünden geçen hemen hemen herkes şöyle kafasını içeri uzatır ”Merhaba, nasılsınız? Kolay gelsin” diye seslenir. Kimileri de ofisin kapısı açıksa, kafayı uzatmasalar bile “Kolay gelsin, nasılsınız?” diye seslenerek geçerler. Bazen de vakit varsa ve anlatacakları bir şeyler de birikmişse veya bizimle dertleşecek kadar yakınsa ilişkimiz, içeri girip biraz otururlar, başlar sohbet. “Nasılsın, ne var ne yok, hayat nasıl gidiyor?” falan filan. Eğer bizim bildiğimiz bir şey varsa da sorarız, “Nasıl oldu, o konuda var mı bir gelişme?” diye.

İşte böyle geçen sıradan bir iş gününde, birkaç arkadaş oturmuş, sohbet ediyoruz. İçlerinden biri, o gün işe biraz geç gelmişti. Mahkemesi vardı. Uzun süredir eşiyle bazı sorunlar yaşıyordu ve çözemeyince artık boşanma aşamasına gelmişlerdi. Sanırım kendisi boşanmayı pek istemiyordu ve eşinin neden ayrılmayı istediğine anlam veremiyordu. “Kör değilim, topal değilim, bu adam neden benden ayrılmak istiyor ki?” diyerek anlatıyor yaşamından bazı kesitleri. Bu cümleyi duyan benim kulaklar, beynime emir verdi ve beyin de iç sesiyle sormaya başladı; “Kör veya topal olmak, bir boşanma nedeni mi? Evli çiftler neden boşanır? Aralarındaki sevgi ve saygı bittiği için olamaz mı? Hayata dair paylaştıkları şeylerin az ya da bitmiş olması mı yoksa? Fiziksel ve sözel şiddet, kıskançlık, güvensizlik de olamaz mı?”. “Neden olmasın, mümkün” dedi iç sesim. O halde salt kör veya topal olmanın bunlarla ilgisi ne? Kafamda deli sorular. Mesela kör biri potansiyel olarak şiddet uygulayan, uyumsuz, sorumsuz, geçimsiz kişi midir? Hayır niye olsun ki. Bu nitelikler gören görmeyen herkesin sahip olabileceği ve kişiden kişiye göre değişebilen bireysel özellikleridir. Gözün görmemesine bağlı olan bir şey değildir. Kör olma durumu, kişinin yaşamını idame ettirirken kullandığı yöntemlerin görenlere göre biraz farklı olmasıdır sadece. Yani şöyle de diyebiliriz, gören  bireyler körlere göre farklı yöntemler kullanan kişilerdir. Bu ve bunun gibi soruları sordum kendi kendime ve bir türlü salt yeti farkının boşanmayla alakasını bulamadım. Sonra toplumdaki sakatlık algısını düşünmeye başladım. Kör ya da diğer sakat kişiler toplumda nasıl biliniyorlar. Belki de sebep budur.

Kör, topal, sağır gibi kimlikler toplumda eksik, kusurlu, bozuk olarak biliniyor. Başkalarına muhtaç olan, kendi başına yaşayamayan, yemek yapamayan, çocuğuna bakamayan, evini idare edemeyen, korunup kollanması, acınası, yardım edilmesi gereken bireyler. Kör, topal ya da sağır olmayanlar ise tam ve normal bireyler. Şimdi kendisini “normal” olarak tanımlayan biri karşısında, biz ne oluyoruz? “Anormal, eksik, kusurlu…” Peki normal bir kadın ya da erkek kusurlu ve eksik biriyle niye evlensin ya da evli kalsın değil mi? Kendince haklı Tabii. Boşanmalı, kendisi gibi tam, kusursuz ve sağlam biriyle yaşamını sürdürmeli.

İşte bu bakış açısıyla durumunu değerlendiren iş arkadaşım, kör veya topal olmadığına göre başkaca boşanma sebebi bulamıyor kendi durumu için. Tam, kusursuz ve sağlam olduğuna göre boşanmasını gerektiren bir durum da yok ortada. Normal diye bir şeyin mümkün olmadığını, kör, topal, sağır gibi kimlikleri bir yeti farkı olarak gören, herhangi bir yetisi çalışmayan kişilerin eksik ya da kusurlu olmadığını, kim ne kadar tam, kusurlu veya eksikse yeti farkı olanların da o derece tam, eksik ve kusurlu olduğunu, kişiyi engelli yapan şeylerin toplumsal bariyerler olduğunu düşünen benim gibi kişiler de salt yeti farkının boşanmayla alakasını kuramıyor.

Ofis arkadaşımın, “Kaç keredir Nurşen diyorum, duymuyor musun beni?” serzenişiyle kendime geldiğimde ofiste ikimizden başka kimse kalmamış ve doğal olarak konu kapanmıştı.


Sesli Dinle

Yorumlar

Yorum mevcut değil.