Toplam Okunma 0
Tam ekran olarak flu görüntülenen oy sandığının içerisinde zarflar bulunuyor. Görselin tam ortasında yer alan sandık kapağındaki mühür yakın çekimde net olarak görüntülenmiş.

Selam dostlar. Ülkemizin çok önemli bir süreçten geçtiği şu günlerde, bizleri çok yakından ilgilendiren bir konuyu konuşalım istedim sizlerle.

 

Biliyorsunuz, çok uzun yıllardır başta biz körler olmak üzere tüm yeti farkı olan bireyler tek başlarına, gizli ve mahrem biçimde oy kullanma mücadelesi vermektedirler. Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile getirilen düzenlemede körlerin, yanlarında bir yakınları ya da sandık başında birileriyle sandığa girerek ve doğal olarak oyunu ifşa etmek zorunda kalarak, iradelerini sandığa yansıtmaları isteniyordu. Söz konusu düzenleme, çok açık biçimde 1982 Anayasası’na aykırıydı. Çünkü Anayasa ile seçimler hakkında belirlenen ilke, gizli oy, açık sayım döküm ilkesidir. Oysa, 2017 yılına kadar kör hiçbir vatandaşın oyu gizli kalmadı, kalamadı.

 

2017 yılına gelindiğinde, Yüksek Seçim Kurulu ile yapılan tüm görüşmelerde, yasada bir düzenleme olmadığı için, kendilerince şablon bastırılamayacağı ya da başkaca bir yöntem geliştirilemeyeceği; ancak bizim hazırladığımız şablonlarla oy kullanmamıza izin verileceği belirtildi.

 

Engelsiz Erişim Derneği’nce yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan şablon; oyuna önem veren, tek başına, gizli ve mahrem biçimde oy kullanmak isteyen tüm kör seçmenlere yine derneğimizin çabasıyla ulaştırıldı.

Bizler, ilk kez o zaman hiç kimseye görüşümüzü açıklamak zorunda kalmadan oy kullanmanın tadına varabildik. İlk kez o zaman, gerçek bir vatandaş olduğumuzu anladık.

 

Elbette bu özgürlüğün zevkine ulaşmışken peşini bırakmak istemedik ve 2018 genel seçimlerinde de yine Yüksek Seçim Kurulu’nun kapısı çalındı. Tabii ki aldığımız cevap yine aynıydı. “Yasada hüküm yok. Biz bir şey yapamayız. Ama siz şablon bastırırsanız kullanmanıza karışmayız.”

 

Engelsiz Erişim Derneği yine sıvadı kolları. Bin bir rica minnetle alabildiğimiz oy pusulalarının üzerine Braille yazılar hazırlandı ve isteyen kör seçmenlere şablonlar ulaştırıldı. Tabi bu ulaştırma işlemi sanıldığı kadar basit değildi. Şablonlar hazırlandıktan sonra, illere göre ayrımı yapıldı. Daha büyük olduklarından katlanması ve zarflara sığacak hale getirilmesi için büyük emek sarf edildi. Birçok gönüllü bir araya geldi ve Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Merkezinin sekreteryasının yürütüldüğü binada, biz körler için büyük bir demokrasi şöleni havasında zarflar hazırlandı, üzerlerine adresler yazılıp kargolandı. Bu güzel günü anlatan harika da bir şarkı yapıldı. Dinlemek isterseniz, Engelsiz Erişim Derneğinin Youtube Kanalı’nı ziyaret edebilirsiniz. Orada bu sürece ilişkin farklı videolar da bulacaksınız.

 

Bizler, 2018 Genel Seçimlerinde de bağımsız biçimde, gizli, mahrem olarak oyumuzu kullanmanın mutluluğunu yaşadık. Bir başka şey daha anlaşıldı. Körler, usulüne uygun ve pusulayla uyumlu şablonlar hazırlandığı sürece, tek başlarına oy kullanabileceklerdi.

 

2019 yılı Yerel Seçimlerine sıra geldiğinde her seçim bölgesi için ayrı pusulalar olması ve bu pusulaların belirli bir standartta basılmamış olması nedeniyle, şablon hazırlanmışsa da tek başımıza oy kullanma şansını yakalayamadık. Böylece, en temel yurttaşlık hakkımız olan seçme hakkımız yine ihlal edildi. Çünkü ortada gizlilik kalmadı ve mahremiyetimiz yok sayıldı.

 

verilen mücadelelerle, görüşmelerle, lobi çalışmalarıyla 2022 yılına gelindi. Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yapılan eylemde bizler gizli, mahrem oy hakkımızı talep ederken, öğle yemeği yiyip alanı terk etmemiz istendi. Yani bunca yıllık mücadelenin sonucunda, karnımızın aç olduğu kanaatine vardılar. Evet, biz açtık. Ama insan olarak kabul edilmeye, eşit yurttaş muamelesi görmeye, gizli ve mahrem oy kullanmaya açtık.

 

Neyse ki taleplerimizi anlatabildiğimiz birkaç kişi çıktı ve 31.03.2022 tarih ve 7393 sayılı kanunla, Seçimlerin Temel Esasları ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 14’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasına, körlerin oy kullanabilmesi için şablon ve her türlü malzemeyi temin etmek mealinde bir metin eklendi.

 

Hepimiz gerçek anlamda sevindik. Bu kez olduğunu düşündük ve heyecanla 14.05.2023 günü yapılacak olan genel seçimleri beklemeye başladık. Ama elbette, bizler için yapılan hiçbir şeyde bizlerin fikrinin alınmayacağı gerçeğinin de farkındaydık. Bu nedenle; Engelsiz Erişim Derneği olarak sürekli Yüksek Seçim Kurulu ile irtibat kurmaya, randevu almaya çalıştık. Şablonlar basıldıktan sonra ulaşabildiğimiz Yüksek Seçim Kurulu, hazırladığı şablonları gösterdiğinde ise büyük bir şok yaşadık. Çünkü bir kör için hayati önem taşıyan, özgürlüğünün simgesi olan Braille yazı ve şablonlar üzerinde yoktu. Evet hazırlanan şablonlar oy pusulalarıyla birebir uyumluydu. Evet parti sıralamasını ezberleyip, sandığa girersek ve sayıyı şaşırmadan sayıp doğru mühür deliğini bulursak tek başımıza oy kullanabilecektik. Ama şablon üzerinden siyasi partileri ya da cumhurbaşkanı aday isimlerini okuyup, hiç tereddüt etmeden oy kullanmamız yine mümkün olmadı. Sonuç olarak, yine gizli ve mahrem oy hakkımız ihlal edildi.

 

Ben oyunu şablonla kullananlardandım. Ancak çevremdeki birçok arkadaş; sırasını karıştıracağı, mührü şablonda bulunan deliğe doğru yerleştiremeyeceği endişesiyle oyunu bir yakınıyla kullanmayı tercih etti. Tabi bu da kolay olmadı. Şablon olduğu için, bir yakınıyla sandığa giremeyeceğini direten sandık başkanlarından kör arkadaşı kabine almayanına kadar her türlü muameleye maruz bırakıldılar. Ben oy kullanacağımda ise sandık başkanı şablonu getirip “Bize böyle bir şey verdiler. Bu sizin içinmiş. Ama bu nasıl kullanılıyor bilmiyorum. Kullanacak mısınız? Yoksa biriyle mi Gireceksiniz” Dedi ve pusulayı şablona nasıl yerleştireceğini ben tarif ettim.

 

Sonuç olarak “Nereden başladık, şimdi neredeyiz” derseniz; ilk kullandığımız ve Engelsiz Erişim Derneği tarafından bastırılan şablonlar pusulayla uyumluydu, üzerlerinde Braille yazı mevcuttu ve hiç tereddüt etmeden oyunuzu kullanabiliyordunuz. Bu seçimlerde kullandığımız şablonda ise Braille yazı mevcut değildi. Ya doğrudan oy vermek istediğiniz siyasi partinin sırasını sorup, kabine öyle gidecektiniz ya da oyunuzun rengini belli etmek istemiyorsanız, tüm pusulayı defalarca inceleyip, partinizin sırasını da ezberleyip, ona göre oy kullanacaktınız. Yani bize şu söylendi; “Siz, bizim önceki düzenlememizin değişmesini istiyordunuz değil mi? Bakın işte değiştirdik. Alın size şablon. Ama durun bakalım. Biz olmadan siz bir hiçsiniz ve yine bize muhtaçsınız. Biz görenlerin oluşturduğu üstün insanlar, size yardım edeceğiz. Önce pusuladaki sırayı söyleyeceğiz ki canımız isterse doğrusunu söyleriz canımız isterse kendi desteklediğimiz partinin sırasını sizin sorduğunuz parti gibi söyleriz. Sonra da eh alın oyuncağınızı, girin kabine ve tek başınıza oy kullandık zannedin. Yerseniz.” Tüm bunlardan çıkan sonuç ise yine özgür, gizli ve mahrem oy kullanamadık.

 

Umuyorum ki ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde o şablonların üzerine Braille yazı koymayı akıl ederler, gizli oy hakkımıza saygı göstermeyi önemserler ve biz de gerçekten seçme hakkımızı kullanabiliriz. Umuyorum ki aydınlık günler yakındır. Aksi halde biz bir yere gitmiyoruz ve talep ettiğimiz haklarımızı da sonuna kadar kovalamayı çok iyi biliyoruz. Bugünlerde sürekli dilime dolanan şu dörtlükle bitirmek istiyorum yazımı; daha aydınlık, daha barışçıl, daha özgür günlerde görüşmek üzere.

Bırak gam kederi yaralı gönlüm.

Yüce dağdan duman çekilir bir gün.

Çapa vurulmamış bu topraklara,

İlkbaharda tohum ekilir bir gün.

 


Sesli Dinle

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yok.