Yazılarda Ara

EL-KOL HAREKETLERİYLE NESNE, ARGO TABİR, İDEOLOJİ, DUYGU VE YÖNLENDİRME İFADELERİ - 1

Yirmili yaşların ortasındaki bir avukat arkadaşımla sohbet ediyorduk. Sorulan bir soru üzerine yanıtımı sesli olarak vermek yerine muzip bir ifadeyle el hareketi yaptım. Ancak ne var ki elimi mıncıklayarak inceleyen arkadaşım, el işaretine bir anlam veremedi. "Sen misin, beni anlamayan!" diye mıkırdanıp peşi sıra aklıma gelen el işaretlerini yaptım. Ama cıks! Birçoğu için gelen cevap aynıydı: "Bu ne ya?"

Daha sonra birkaç kördaşa daha benzer sorular yönelttim. Çoğunluğunu bilen de oldu bilemeyen de… Ben de hazır Koronalı günlerde kimse elleriyle oynamıyorken, fırsatı değerlendirmeye karar verdim. İlk olarak körüz.biz için belli bir kategorideki el işaretlerini satırlara döktüm. Ancak sonradan, "Ha onu ekle, ha bir de şu vardı," derken liste uzadıkça uzadı. Hal böyle olunca ilk yayınının EEEH Dergi'de olmasının daha hoş olacağını düşündüm.

İki parçaya böldüğüm yazının ilkinde nesne, argo ve küfür tabirleri ile ideolojik hareketlerle ilgili bilgiler yer alıyor. Deneysel ruhu gelişmiş arkadaşların yazıyı okumaya başlamadan önce ellerini yıkamasını tavsiye derim!

 

NESNELERİ VEYA HAYVANLARI SİMGELEYEN EL-KOL İŞARETLERİ

Silah: Hollywood filmleri ile can bulmuş bir harekettir. Trakya'da "dekmancılık" olarak adlandırılan ve tarla faresi kıvamında koşturan çocukların da sık yaptığı bir harekettir. Başparmak havaya, işaret parmağı öne doğruyken, diğer parmaklar kapatılarak yapılır. Ek aksiyon olarak da "Dşın! Dişın!" diye ateş edildikten sonra namluyu simgeleyen işaret parmak dudaklara yaklaştırılarak üflenir. "Bu ne alaka?" diye sorarsanız, yanıtı şu: İlk üretilen tabanca ve tüfeklerde sıkıştırılmış barut kullanıldığı için ateşleme sonrasında namlunun ucundan grimsi bir duman çıkarmış. Western filmlerinde de aynı duman çıktığı için Clint Eastwood bol bol üflerdi.

Makas: El öne doğru ve yere dikey olacak şekilde uzanmışken, başparmak, yüzük parmak, serçe parmak avuç içine kapalı durur. Geriye kalan işaret ve orta parmaksa, yukarı aşağı hareket ettirildiğinde bu anlam ortaya çıkar.

Kuş: Arkadan vuran bir ışıktan faydalanarak duvarda gölgeler oluşturmaya "gölge oyunu" denir. Bu oyunda birçok hayvanın başı sembolize edilebilir. En sık yapılan ve en basiti ise kuştur. Sağ el bileği sol el bileği üzerine avuç içleri yüzümüze doğru bakacak şekilde çaprazlama olarak konulur. Her iki el açık pozisyondayken, başparmaklar birbirine dolanır. Elin bitişik olan parmakları senkronize biçimde hareket ettirilerek kuş kanadı imgelenir.

Tavşan: Başın arkasına orta ve işaret parmağı dik biçimde açıkken diğer parmaklar kapalıyken yapılır. Fotoğraf çekimlerinde sululuk olsun diye yandakinin başının üstüne sıkça yerleştirilir. Bizde "tavşan kulağı" olarak adlandırılan bu şakalar Batı'da birçok yerde "eşek kulağı" olarak nitelendirilir. Aynı biçimde dikkatli yapıldığında gölge oyunlarında da tavşana benzeyen bir şeyler duvara yansıtılır.

Çekiç: Sadece yeri geldiğinde anlam kazanan bir harekettir. "Çak", "vur" fiillerinden türeyen ifadeleri karşılar. El, yumruk şekline getirilir, başparmak üstte ve yumruğun dışında kalır. Daha sonra el senkronize biçimde sanki bir yere vuruluyor gibi sallanır.

Boynuz: Tavşan kulağına benzer bir el hareketidir. Avcılar, av esnasında geyik gördüklerinde ses çıkarmadan yanındakine ifade etmek için bu hareketi yapar. Aynı zamanda aldatılan kişilere de "boynuzlu" demenin imgesel halidir. İki farklı şekilde yapılır. İlkinde sadece bir el başın arka tarafına bilekten yerleştirilir ve açık olan parmaklar aynı yönde ileri geri hareket ettirilir. İkincisinde "çift boynuzlu" anlamı vermek için her iki el birden başın arka kısmına yakın bir yerde yanlara yapıştırılarak sallanır. "Fark neden?" diye sorarsanız, yanıtı şu: Bazı geyik türlerinin çift çatallı boynuzu u olur. Örneğin Ren geyiği. Bazı hayvanlardaysa boynuzlar tek bir noktadan çıkar. Kimisi çatallaşarak iki yöne ayrılır. Yani tıpkı el gibi bir kökün iki tarafında çatallı boynuz olur.

Dürbün: Başparmak ve işaret parmağının uçları birleştirilerek ufak bir çember oluşturulur ve diğer parmaklar bu çembere uygun biçimde aralık bırakılarak yarı açık yumruk hâline getirilir. Her iki el bu biçime kavuştuğunda gözlerin üstüne yerleştirilir.

Kelepçe: Yeşilçam filmlerinde de sıkça kullanılan bir işarettir. Gururlu adamın, kötü karakterin tezgâhı nedeniyle polisle karşılaştığı sahnelerde kelepçelenmek için ellerini uzatma anında yapılır. İki bileğin iç kısımları birbiri üstüne konur ve eller yumruk biçimde öne doğru uzatılır.

Cımbız: Aslında bu hareket tam anlamıyla bir nesneyi karşılamıyor ama yazıyı kategorize ederken uydurmam gerekti. İşaret parmağıyla başparmağın uçları birleştirilir ve sanki bir şeyi tutup çekermiş edasıyla hızla hareket ettirilir. Bir şeyler anlatırken, "Tereyağından kıl çeker gibi" ifadesi kullanıldığında ya da "Kelimelerimden cımbızla seçiyorsun resmen" tarzı bir ifade kullanıldığında yapılan bir harekettir.

Direksiyon/araba: Her iki el kullanılarak yapılır. Eller, hayali bir direksiyonu tutup sağa sola çeviriyormuş gibi hareket ettirilir. Yeri geldiğinde "araba" anlamına da gelebilir.

 

ARGO VE KÜFÜR ANLAMI TAŞIYAN EL-KOL İŞARETLERİ

Bu kategoride yer alan el hareketlerinin çoğu çirkin, terbiyesiz veya edepsiz olarak nitelendirilir. Açıklamaları yazarken bir nokta işaretiyle kelimeyi sansürleme davranışına girmemeyi tercih ettim. Nihayetinde ben birkaç nokta koyarak harfi öldürsem de siz okurken o harflerin ne olduğunu zaten anlayacaksınız. Bu noktada genç kördaşlara bir hatırlatma yapmak sanırım doğru bir davranış olur: Küfür, yeri geldiğinde ve uygun biçimde kullanıldığında nispeten anlamlı görülen bir şeydir. Ulu orta, gereksiz yerde ikide bir küfür etmek veya küfür anlamı içeren el hareketleri yapmak kişiyi sığ biri olarak gösterir. Argo ve küfür olarak algılanan bu hareketlerin, bu yazıya dahil edilmesinin tek sebebi, "Sen bunun anlamını biliyor musun?" sorusuyla karşılaşıldığında, "Evet, biliyorum; ne olmuş?" yanıtının verilebilmesi içindir.

Nanik: Pek de "argo" veya "küfür" olarak algılanan bir hareket değildir. Çocuklar tarafından hayli sıkça yapılır. Başparmak burnun ucuna yapıştırılır. Diğer parmaklar açıktır ve sağa-sola doğru sallanırken, "Nanik, nanik!" diye böğürülür.

Nah: Başparmak hariç tüm parmaklar yumruk misali içe doğru kapanıktır. Başparmağın ucu, işaret ve orta parmağın arasına sokulur.

Ultra nah: Kabul ediyorum, "ultra" kelimesi biraz uyumsuz oldu ama "bilekli nah" demek pek kulağıma hoş gelmediği için uydurayım dedim. Bu hareket iki elle yapılır. Sol el, avuç içi havaya bakacak şekilde tutulur. Sağ el, "nah" hareketi şeklindedir ancak hareketin ilk aşamasında başparmak sol elin avuç içine bakacak şekilde dik biçimde konulur ve sonra hızlı bir hareketle sağ el öne doğru savrularak sağ elin bileği sol el içine yerleştirilir. Bu hareketin asıl özelliği, eyleme geçiliş sonrasında sağ bileğin sol avuç içine vurmasıyla ortaya çıkan sestir. Hatta bu ses öyle önemlidir ki, küçük çocuklar "şırak" sesinin daha net duyulması amacıyla eyleme geçmeden önce sağ el bileklerini yalarlar.

Ultrasonic nah: "Ultra nah" anlamına gelen işaretin farklı versiyonlarını içeren harekettir. İlk versiyonda, "şırrak" sesi çıktıktan sonra "nah" hareketini yapan el, yukarı aşağı sallanır. İkinci versiyonda ise "nah" işareti yapan elin bileği değil, bilekle kol arasında kalan alan diğer avucun içine yerleştirilir. "Uzun nah" olarak da adlandırılabilecek bu harekette "şırrak" sesinin daha güçlü olduğu, yapılan testlerle kesinlik kazanmıştır.

Siktir git: Amerikan filmleri aracılığıyla tüm dünyaya yayılmış bir el işaretidir. Özellikle sinirlenen serseriler, seks işçileri gibi karakterler sık sık kullanır. İşaret, yüzük ve serçe parmak avuç içine toplanarak başparmak bunun üzerine konur. Orta parmak ise dik biçimde havayı işaret eder. Hareket yapılırken, El hafifçe öne doğru hareket ettirilir. Tabii bu hareketin de "ultra" olarak adlandırılabilecek ikinci bir versiyonu vardır. Parmaklar aynı şekilde kapalıdır; ancak ultra versiyonda başlangıçta orta parmakta kapalıdır ve "Sıra sende" ifadesini veren hareket yapılırken, hızlıca açılır.

Top: Maalesef ki gay bireyler dünyanın her yerinde argo kelime ve işaretlerle hakarete maruz kalır. Tarlabaşı, Çinçin gibi semtlerde sıkça yapılan hareketlerden biridir. "Topsun olm sen!" cümlesine eşlik eden geyiklerde de kullanılır. Başparmak ve işaret parmağının ucu birbirine gelecek şekilde bir çember oluşturulur. Diğer üç parmak açık ve birbirine bitişiktir. Bitişik olan parmaklar zemini işaret edecek şekilde tutulur. Aynı ifade ikinci bir el hareketi ile de yapılır. Bu harekette serçe, yüzük ve orta parmak birbirine bitişik şekilde avuç içinde toplanırken iki elin işaret ve başparmakları birbiri üstüne konarak bir çember yaratılır.

Kadın cinsel organı: Bazı arkadaşlar haklı olarak şimdi tonla laf söyleyecekler; ama var olan bir şeyi anlatmanın suç veya hata olmadığı kanısındayım. Her ne kadar birden fazla el hareketiyle ifade edilse de en çok bilineni şudur: Her iki elin serçe, orta ve yüzük parmakları, avuç içinde toplanmıştır. İki işaret parmağının ucu ve iki başparmağının ucu birbirine yapıştırıldıktan sonra iki el olabildiğince birbirine yaklaştırılarak aradaki boşluk azaltılır.

Geçirdim: Tam olarak neyi ifade ettiği hayli muallak olsa da argo el hareketleri içinde "nah"tan sonra en çok kullanılandır. Bir el yumruk yapıldıktan sonra, diğer elin avuç içiyle yumruk hâlindeki elin başparmak kısmına hızla vurulur. "Geçirdim", "koydum" benzeri anlamlar taşır. Yapılan hareketin "başarılı" olarak nitelendirilmesi için vurma anında çıkan sesin gürlüğü temel etkendir ve maalesef ki o sesi çıkarmak için de avuç içini yalayan tipler mevcuttur.

Mega geçirdim: İki el yumruk yapılır ve kol dirseklerden kırk beş derecelik açıyla kırılır. Ardından her iki kol senkronize olmuş bir şekilde ileri geri hareket ettirilir. Bu hareket yapılırken kolların hareketine ters yönde gidip gelen kalça ise, cinsel ilişki anlamını verir.

Ultra geçirdim: Açıkçası tam olarak neyi ifade ettiğini çözmek pek kolay değildir. Futbol Federasyonu önüne gelene ceza kesmeye başlamadan önce, ezeli rakibine gol atan futbolcular sık sık yapardı. Hareket iki el ve kolla yapılır. Bir el yumruk hâline getirilerek kol dirsekten kırılarak havaya doğru tutulur. Diğer el ise yumruk hâldeki kolun pazu veya dirseğin iç kısmına konur. Ama tabii bu dinamik bir harekettir. Birkaç aşamada gerçekleşir. El yumruk yapıldıktan sonra, aşağıdan yukarı doğru kaldırılır. İşte o yükselme sürecinde boştaki el pazu veya dirseğin iç hizasına konur. Bu harekette de ses çıkartmayı başaranlar olur ama neyse ki anatomik yapımız gereği hiç kimse kendi dirseğini yalayamaz!

Oley: Yine futbol statları ile özdeşleşmiş bir harekettir. "Ultra geçirdim"e benzer ama bunda "geçirme" eylemi yoktur. Çoğunlukla tribünler, bir futbolcuyu veya teknik direktörü çağırdığında gerçekleşir. Futbolcu, tribünlere doğru koşar ve yumruk yaptığı elini dirsekten hafif kırarak peşi sıra üç kez havaya kaldırıp indirir. Yapılan her harekette, tribünlerden bir nida yükselir. Ardından da nezaket gereği oyuncu ellerini doksan derece havaya kaldırarak birkaç kez alkışlar.

Cinsel ilişki: İki elle yapılır. Ellerden birinin sadece tek bir parmağı açık, diğerleri avuç içinde kapalıdır. Diğer el ise, iç kısmında parmağın girebileceği kadar boşluk bırakılarak yarım yumruk hâline getirilir.

Göt: Yerine göre kullanıldığında anlamı olan bir işarettir. El yumruk şeklinde tutulur ve öne doğru hareket ettirilirken bakışlar da yumruğa odaklanır ve "Götsün sen", "Götün yiyor mu?" benzeri bir cümle kurulur.

Büzük büzük: Aslında aynı anlam "Götün yiyor mu?" kelimeleri ile de ifade edilir. El yine yumruk yapılır ancak diğerinden farklı olarak bunda yumruk açılır, kapanır, açılır, kapanır. Yerse!

Gevşek penis: El sıkı sıkıya kapanmamış yumruk şeklindedir ve bilek yukarı aşağı doğru sallanır. Kimi zaman diğer el sallanan elin bileğini sarar. Nusr-et lokanta zinciri sahibi Nusret'in, özel bir uçakta Ertuğrul Özkök'e bir mutfak hareketini gösterirken tıpkısının aynısından bu hareketi Özkök'e yaptırmış olması da tamamıyla kaderin bir cilvesidir.

Şapılan: Bu hareketin tam olarak nasıl nitelendirilmesi gerektiğine dair pek fikrim yok. Çünkü uygun zamanda kullanıldığında argodan uzak, espriye dayalı bir anlam içeriyor. Tiyatrolarda hayli sık kullanılır. Metin Akpınar ve Levent Kırca, skeçlerde yer verir. Örneğin dolandırılan biri anlatılırken, "Çok fena…" deyip susulur ve sonra el hareketi yapılır. "Çok kötü dövmüşler", "Şekerin fiyatı yükselmiş memur…" gibi cümlelerden sonra yapılır. Sağ elle yapıldığını varsayarsak; el, avuç içi sola bakacak şekilde tutulur. Parmaklar, ortadaki eklem yerinden kırılarak içe çevrilir; amma velakin avuç içinde değil, parmakların elden başladığı yere yapıştırılır. Daha sonra el, bilekten dış yöne doğru olabildiğince gerilir. Elin biçimi bu hâle geldikten sonra da ileri geri doğru ahenkle sağlanır.

 

İDEOLOJİK, SİYASİ VE BİR AKIMI SİMGELEYEN EL-KOL İŞARETLERİ

İslami görüş: İşaret parmağı açık, diğer parmaklar avuç içinde kapalıdır. Kol havadayken işaret parmağı gökyüzünü gösterir. Cuma namazı sonrası yapılan eylemlerde çok sık kullanılmıştır. Genellikle topluluğu slogan açısından yönlendiren kişi, "Tekbir!" diye bağırdığında, kalabalık kolunu havaya kaldırarak bu sembolü yaparken bağırır ve sonra kol tekrar aşağı iner. Tam olarak hatırlamamakla birlikte yanlış anımsamıyorsam sağ kolla yapılan bir harekettir. Aynı zamanda Hizbullah başta olmak üzere birçok örgütün de simgesel slogan olarak kullandığı bir harekettir.

Özgürlük: Serçe ve yüzük parmağı avuç içine, başparmak onun üstüne konur. İşaret ve orta parmak ise, açık bir şekilde ve olabildiğince birbirinden ayrıdır. Latin Alfabesi'ndeki "V" harfini anımsatan bir görüntü belirir. 68 kuşağıyla birlikte dünya geneline yayılmış ideolojik bir imgedir. Sol görüşlü örgütler tarafından kullanılması nedeniyle, aynı zamanda bu yöndeki siyasal düşünceyi de ifade eder. Genellikle sol kol ile yapılır ancak pek de bir kesinliği yoktur. Kimi zaman da polis tarafından tutuklanan kişiler tarafından "gurur, hak arayışı, zafer" vb. anlamları ifade ettiği düşünülerek kullanılır.

Bozkurt: Ülkücüler tarafından yapılan bir işarettir. Gölge oyunlarında da duvara "kurt başı" yansıması oluşturmak için yapılır. Yüzük ve işaret parmağı dik açıyla havada dururken, diğer üç parmak önde, parmak uçları üst üste gelecek şekilde birleştirilir. Kol, havaya kaldırılır. Artık ortama göre kimi zaman sabit tutulur kimi zaman senkronize biçimde bir öne, bir arkaya doğru bilekten sallanır. Hatta Ozan Arif konserlerinde aşk duygusu içeren şarkılarda tıpkı tavernalarda maytap sallamaya benzer bir ifadeyle sağa-sola doğru sallayanlar da olur. Herhâlde, "Soldan hayır gelmez" yanılgısından olacak ki bu işaret sağ kolla yapılır. Bir önceki cümlede yer alan "yanılgı" ifadesiyse bilinçli olarak kullanılmış ince bir itelemedir.

Yumruk: İşçi sınıfına yakıştırılmış olması nedeniyle, hem sol hem de sağ ideolojiler tarafından kullanılan bir imgedir. Mitinglerde, sloganın ritmine göre kol havaya kaldırılır ve dirsekten yapılan senkronize hareketle, slogana uygun bir biçimde sallanır. Yumruk, "gücü" ifade ettiği için işçi sınıfını yansıttığı düşünülür. Hangi kolla yapıldığına da pek dikkat edilmez. Ancak başta da dediğim gibi bu işaretin sabit ideolojisi yoktur. LGBTI eylemlerinde bile kullanıldığı olur.

Çift yumruk: Genellikle bireysel alanlarda ve yine işçi sınıfı tarafından kullanılan ve gücü temsil eden bir imgedir. Senkronize şekilde peşi sıra yapılmaz, bir kez yapılır ve birkaç saniye o şekilde durulur. Eller yumruk şeklindeyken dik biçimde havaya kaldırılır.

Zafer: Çift yumruk havaya kaldırılarak yapılır. Genellikle müsabakalarda kazanan sporcular veya bir kazanım elde eden kişiler hissettikleri güç ve zafer duygusunu yansıtmak için kullanır.

Teşekkür: Bu hareket aynı zamanda "zafer" anlamını da verir. Genelde siyasi parti liderleri, kürsüde yapar. Kollar, baş üstünde havaya kaldırılır ve iki elin parmakları birbirine kenetlenerek ileri geri senkronize biçimde sallanır. Benzer şekilde havada alkışlama da “teşekkür etme” ifadesini karşılar.

Heavy metal: İdeolojik olarak değerlendirilmese de, bir akımın simgesi olduğu için bu kategoriye yazmayı akla yatkın buldum. Yüzük ve işaret parmağı dik biçimde havada açık; orta ve yüzük parmakları avuç içine yapışık, başparmak ise orta ve yüzük parmağın üstüne konarak yapılır. Türk heavy metalcilerin en büyük derdi ise bu hareketin "bozkurt" işaretine çok benzemesidir.

 

Duygu, davranış ve yönlendirme anlamı içeren el-kol işaretlerinin anlatıldığı ikinci bölümde görüşmek üzere


Sesli Dinle

Yorumlar

Yorum mevcut değil.