Yazılarda Ara

EKMEK BASTONUN AĞZINDA

Önümde EKPSS başvuru formu, kafamda tek soru: “Ben bunca yılı, 4048’i tuşlayanları Ahmet Bey’e bağlamak için mi okudum?”

Ben kimsenin işini küçümsemiyorum ama müstakbel amirim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendisinden duyacağım en büyük övgü cümlesi, “Maşallah ne güzel yürüyorsun, ben bile bazen çarpıyorum” olacak ve ben ona bir, “Mal mısın?” bile diyemeyeceğim çünkü 657…

Düşünün, dünyanın birçok ülkesinde geçerli bir diplomanız var ve çalışma yaşamınızın ilk 6 ayını, yaklaşık 30 personel ve 20 idareciye bilgisayar kullanabildiğinizi ayrı ayrı, tek tek, tane tane, aşama aşama, sindire sindire ispatlamakla geçireceksiniz. Çünkü toplumumuz, çok bilinçsiz bu konularda.

Ve hayatlarında, hiç engelli görmemişler.

Ve yıl 2020...

X firmasının çağrı merkeziyle Y Müdürlüğü’nün kurum içi santrali arasında sıkışmış hayatlar birleşince, “4796352 engelli istihdam ettik!” oluyorlar.

Yetmez gibi, bir de trans erkekseniz, “Kimsenin tercihlerine karışmıyoruz, sonuçta sizin hayatınız ama malum burası Türkiye, firmamızın politikaları gereği..” oluyor.

Tüm global şirketler, çeşitlilik diye yırtınıyorken; politika ne ayol?

“Ameliyatlarınızı falan olup kimliğinizi aldıktan sonra çalışmaya başlasanız, sizin için daha iyi olmaz mı İlke ııı... Bey?”

Yavrum dön de gel diyorsun da, dönüş biletimi neyle alacağım ben?

İş dünyasında birilerinin kravatı, kemer tokasına denk.

Bizler içinse, ekmek bastonun ağzında.

Yere vurmak gerekiyor, yolumuzu bulmak için.

Ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz bir nevi, belki de hıncımızı, kim bilir?

 


Sesli Dinle

Yorumlar

Yorum mevcut değil.