Yazılarda Ara

HAK TEMELLİ YAKLAŞIM BİLDİRİYOR

Adıma “Hak Temelli Yaklaşım” der, bana inananlar. Her zaman eşit bir dünyayı, her adımda erişilebilirliği ve engelsiz bir hayatı hedefleyenlerin dayanak noktasıyım ben. Anlatayım size kendimi biraz.

Bir kere çok güçlüyüm. Hani sizin evrensel kurallar dediğiniz eşitlik, erişilebilirlik ve engelsizlik var ya; işte onlar benim temel taşlarımdır. İnsanın, insan olması sebebiyle sahip olduğu haklar, varlık sebebimdir. Önce herkesin birey olduğunu kabul ederim. Görememekle, mavi ya da yeşil gözlü olmak; yürüyememekle, topuklu ayakkabı ile dolaşmayı sevmemek; duyamamakla, müzik dinlemekten zevk almamak; konuşamamakla, hikâye anlatamamak birdir benim gözümde. Çünkü hepsi, insanı insan yapan özelliklerdir. O zaman bu detaylar, neden engel yaratsınlar ki? Neden başka görülmeleri gereksin? Detaylar hayatı güzelleştirir; hayata anlam katar; bakış açısını güçlendirir; dünyayı zenginleştirir. İşte ben, tam da bu düşüncelerin eseri olarak doğdum.

Engelliliği yetersizlik değil; eşitler içinde farklılık olarak kabul ederim. temel hareket noktam eşitliktir. Çünkü eşitlik sağlandığı zaman, hem engelsizlik var olur hem de erişilebilirlik. Herkes bir diğerini kendi eşiti olarak kabul ettiğinden, Onun, hayatın her alanında var olabilmesi için davranması gerektiği gibi hareket eder ve yapılması gereken her düzenlemenin gerçekleşmesini sağlar. İşte bu bilinç yerleştiği zaman, ben amacıma ulaşmış olurum ve belki de bana ihtiyaç kalmaz.

Ben aynı zamanda çok kırılganım. Nazlıyım, çabuk incinirim. Hele de var ediliş amacımın hedef kitlesini oluşturan gruptan aldığım darbelerle paramparça olurum. Bu aralar yine yüreğim acıyor. Yine çok ağır bir darbe aldım. Yok, merak etmeyin, toparlarım kendimi; yine güçlenir, o darbeyi indirenlerin karşısında dimdik dururum. Ama hani ilk sarsıntı var ya işte o biraz yıpratıyor beni. Sadece beni değil, yüreğine yerleştiklerimi de üzer böylesi davranışlar. Çünkü beni yüreğine alanlar, tıpkı benim gibi sonuna kadar eşitliğe inanırlar. Siyasi düşüncesi, dini, mezhebi, ırkı, hayat felsefesi, cinsiyeti ne olursa olsun; herkes aynıdır ve herkes insandır onların gözünde. Ben, yüreğine yerleştiklerime, eylemin özüne bakmaları gerektiğini fısıldarım ve böylece sorunun kökünü bulur; elbirliği ile çözmeye çalışırız. Mantık, Akıl Yürütme, Sağduyu, İnanç, Güven, Coşku, Heyecan ve Sevgi benim can yoldaşlarımdır. Onları yardıma çağırdığımda üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yoktur.

Ama işte bana darbe vuranlar var ya onlar, resmin bütününden bakmayı bilmezler, görünüp duran asıl sorunun değil; aslında olmayan sahte problemlerin peşine düşerler. Hep savaş baltaları ellerindedir. İsterler ki tarih öncesi dönemlerden kalan yöntemler kullanılsın; isterler ki insanlar kör, topal, sağır, dilsiz diye ayrıştırılsın; isterler ki engelliler hep yardıma muhtaç zavallı insanlar olarak görülsün; isterler ki kendilerine “normal” diyenlerin yarattığı dünyaya dahil olup onların düzenini bozmasınlar. Biliyor musunuz? Benim var ediliş amacımın hedef kitlesinde de var böyleleri. Beni yüreğine yerleştirenlerin amacını anlamayıp onların kazanımlarından rahatsız olup kendi tiz borazanlarının susmasını istemeyenler. Eylemin özüne gösterilen tepkiyi, eylemi gerçekleştirene gösterilmiş gibi algılayıp üstüne de bire bin katıp mantık dışı mecralara taşıyanlar sanmasınlar ki bana inananlar korkup vazgeçecek; mücadeleyi bırakacak. Tam aksine, onlar daha da güçlenerek yollarına devam edecekler. Çünkü ben, bende açılan her yarayı sardığımda, bir öncekinden daha da güçlü hale gelirim. Sevgimi biler, coşkumu artırır, inancımı yüceltir, heyecanımı yükseltir ve yerleştiğim yüreklerde yeni kıvılcımlar saçarım. Şunu sakın unutmayın, ellerinde savaş tamtamları ile gezenler, ben ayrımcılığı bilmediğimden; yürekdaşlarımın her kazanımı sizin de hizmetinize sunulacak ve emin olunki bana inananlar, bundan hiç rahatsızlık duymayacaklar. İşte, belki o zaman öğrenirsiniz siz de resmin bütününe bakabilmeyi; sorunun kökünü görüp çözüme odaklanabilmeyi. 


Sesli Dinle

Yorumlar

Yorum mevcut değil.