Yazılarda Ara

Mustafa İşcier

Mustafa İşcier Hakkında

E-posta Adresi:

Mustafa İşcier Tarafından Yazılan Yazılar


Merhaba değerli okurlar, Ekim ayının vazgeçilmezlerinden bir Beyaz Baston Festivali'ni daha geride bıraktık. Her yıl olduğu gibi, erişilebilirlik hakkında bilmediğimiz veya “Bu da varmış.” dediğimiz birçok şey, birçok detay, festivalde mevcuttu. Bilişimden oyun standına, origamiden minyatür ormana dek bir dizi erişilebilir uygulama heybemizde bir sürü yeni bilginin birikmesini sağladı. Unutulmazlar arasında yer aldı diyebilirim. Özellikle, harita standındaki kabartma halde tasarlanmış Dünya haritası bir hayli ilginçti doğrusu.


Birçoğumuz tarafından bilindiği üzere, psikolojide davranışsal yaklaşım kuramları vardır. Edimsel koşullanma ise, bu kuramlardan biridir. Thurndike'in Etki yasası doğrultusunda yapılandırılmıştır. Kalıcı ve istendik davranışı, ödül ve ceza gibi pekiştireçlerle edimselleştirmeye çalışan öğretim modelidir. Eğitim-öğretim hayatımızdan tutun da gündelik yaşamda karşımıza çıkan her şeyde söz konusu davranışsal yaklaşımı görürüz. Hatta görmekle kalmaz, bizzat uygularız. Elbette bu yazımdaki amaç, uzun uzadıya edimsel koşullanma nedir, ne değildir açıklamak olmayacak.


Birçoğumuz tarafından bilindiği üzere, psikolojide davranışsal yaklaşım kuramları vardır. Edimsel koşullanma ise, bu kuramlardan biridir. Thurndike'in Etki yasası doğrultusunda yapılandırılmıştır. Kalıcı ve istendik davranışı, ödül ve ceza gibi pekiştireçlerle edimselleştirmeye çalışan öğretim modelidir. Eğitim-öğretim hayatımızdan tutun da gündelik yaşamda karşımıza çıkan her şeyde söz konusu davranışsal yaklaşımı görürüz. Hatta görmekle kalmaz, bizzat uygularız. Elbette bu yazımdaki amaç, uzun uzadıya edimsel koşullanma nedir, ne değildir açıklamak olmayacak.


Merhaba Değerli Okurlar, yazıma “Olacak O Kadar” diyerek başlamak istiyorum:


“Aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
İşimiz muhabbet efkarı yok bunun
Arada bir dilimiz sürcer ise affola
Susmasını biliriz de kemiği yok bunun.”


“Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde 
Bakıcak didâr görülür ol şârın kenâresinde 
Nâgehân ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm 
Ben dahî bile yapıldım taş ü toprak âresinde” 


Hacamat’ım bardaktan
Su akıyor çardaktan.
Yar bana bir eğlence medet, yar bana bir eğlence!
Biraz yavaş ol ulan! Bu nasıl bir işkence?
Ne oldu Körgöz’üm?
Bir şey olduğu yok, seni sormalı?
İyiyim, ne olsun? Elim, dizim, iki gözüm yuvarlanıp gidiyoruz işte.
Sen iki gözünle yuvarlanıyorsun ama ben yuvarlıyorum Hacamat.